Bu coğrafyadaki oyunları bozuyoruz

18 Aralık 2017

bu-cografyadaki-oyunlari-bozuyoruz-10448168Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu kadim coğrafya, belli birtakım güçlerin yeniden tanzim etmeye çalıştığı senaryodur. Biz, bu oyunu gördük, deşifre ettik. Bununla kalmadık, bu oyunu bozacak adımları birer birer atıyoruz” dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin çevresinde yaşanan hadiselerin hiçbirinin diğerinden bağımsız olmadığını, Suriye’de Irak’ta, Kudüs’te Yemen’de ve Körfez bölgesinde yaşanan krizlerin hep aynı projenin ayakları olduğunu ifade etti. Bir takım güçlerin Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu kadim coğrafya üzerindeki oyunları olduğunu belirten Erdoğan, “Biz, bu oyunu gördük, deşifre ettik. Bununla kalmadık, bu oyunu bozacak adımları birer birer atıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan dün önce partisinin Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Spor Salonu’nda  gerçekleştirilen Karaman 6. Olağan İl Kongresi’nde, ardından 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndaki Toplu Açılış Töreni’nde seslendi. Erdoğan’ın konuşmalarından satır başları şöyle:

AYNI PROJENİN AYAKLARI: Ülkemizin çevresinde yaşanan hadiselerin hiçbiri diğerinden bağımsız değildir. Suriye’de sergilenen insan ve medeniyet katliamı ile Kudüs’te kesintisiz şekilde süren zulümlerin, atılan provokatif adımların amacı aynıdır. Irak’ta, Yemen’de, Körfez Bölgesi’nde yaşanan krizler, hep aynı projenin ayakları mahiyetindedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gurbetçi aileyi evinde ziyaret etti
DEAŞ’A ‘KAÇ’, YPG’YE ‘TUT’ DİYEN AYNI MERKEZ: Rakka tiyatrosu DEAŞ ile YPG’nin, bir madalyonun iki yüzü olduğunu artık inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya koymuştur. Suriye’de DEAŞ’a ‘kaç’, YPG’ye ‘tut’ diyen aynı merkezdir. DEAŞ’ın, Suriye’nin PKK’ya altın tepside sunulmasının sadece bir aracı  olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Suriye’nin parçalanması misyonunu  yerine getiren DEAŞ’ın farklı isimler, kılıflar altında başka bölgelerde de  devreye alınması bizim için asla şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü terör birilerinin  gözünde yok edilmesi gereken bir bela değil, çıkar hesaplarının vasatı  durumundadır.
BİZ BU OYUNU GÖRDÜK: Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu kadim coğrafya, belli birtakım güçlerin yeniden tanzim etmeye çalıştığı senaryodur. Bölgedeki birtakım muhtelif yönetimler de bunlara destek veriyor. Terör örgütleri bu oyunun en acımasız, en kanlı, en ahlaksız araçlarıdır. Biz, bu oyunu gördük, deşifre ettik. Sadece bununla kalmadık, bu oyunu bozacak adımları birer birer atıyoruz.

SINIRLARIMIZI TEMİZLEYECEĞİZ: Afrin’i teröristlerden temizleyeceğiz, Münbiç’i, Tel Abyad’ı, Rasulayn’ı, Kamışlı’yı teröristlerden temizleyeceğiz, Şemdinli’den Yayla Dağı’na kadar tüm sınırlarımızı teröristlerden temizleyeceğiz. Sınırlarımızın dibinde terör yuvaları kurulmasına izin vermeyeceğiz.

GERÇEK MÜTTEFİK NASIL OLUR?: Aynı ittifaklar içerisinde bulunduğumuz ülke ve kuruluşlar ne zaman ki Suriye’de  bizim terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla iş tutmaktan vazgeçerler, işte  o zaman gerçekten müttefikimiz olurlar. İşte Amerika, 4 bini aşkın tırla kuzey Suriye’ye ağır silahlar getirdi. Niye getiriyorsun? Niçin? Bu silahlar kime  veriliyor? Aynı şekilde koalisyon güçleri,  açıklamaları lazım. Biz her yapılana eyvallah mı diyeceğiz. O güne kadar bizim  için terör örgütlerinin ve onların sapkın ideolojilerinin destekçisi olarak  kalmayı sürdürmeleri halinde bizim bakışımız da kusura bakmasın farklı  olacaktır.

BASAR TEKMEYİ GEÇERİZ: Biz ülkemizin ve milletimizin tamamen meşru, tamamen haklı,  tamamen adil çıkarlarına, beklentilerine, hedeflerine göre çalışmayı  sürdüreceğiz. Bu yolda kim bizimle birlikte yürürse kendisine teşekkür eder, iş  birliği yaparız ama kim önümüze çıkar, yolumuzu kapatır, ayağımıza çelme takmaya  kalkar, hatta doğrudan birliğimize ve varlığımıza saldırırsa hiç kusura bakmasın  basar tekmeyi geçeriz.

‘Katil sürüsünün peşini bırakmayız’

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde şehit edilen Karamanlı üniversite  Muhammet Yalçın’ı rahmetle anan Erdoğan şunları söyledi: “Şimdi Muhammet’in kanını döken insan müsveddeleri mahkemelerde işledikleri cinayetlerin tek tek hesabını veriyor. Acımak yok, acırsak acınacak hale geliriz. Son FETÖ’cü de hukuk önünde hesap verene kadar bu katil sürüsünün peşini bırakmayacağız. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, nereye sığınırsa sığınsınlar nefesimizi daima enselerinde hissedecekler. Elbette tarih Muhammet gibi ezanına, bayrağına, iradesine sahip yiğitleri de kimi 1  dolar, kimi 50 bin dolar karşılığında ruhunu satan soysuzları da sayfalarına  kaydediyor.

‘Zalimin yaptığı yanına kâr kalmaz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya’da düzenlenen Hz. Mevlana’nın 744. Vuslat yıldönümü anma etkinliğinde konuştu. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: “Bugün ülkemizde ve bölgemizde birileri kanla, kinle, şiddetle, hedeflerini gerçekleştiriyor olabilir. Kimi rejimler varil bombalarıyla, füzelerle yıkım ve katliamla iktidarını koruyabileceğini zannediyor olabilir. Kimi güçler Müslümanların hassasiyetini yok sayarak, hatta özellikle çiğneyerek sabrımızı sınıyor olabilir. Ama Mevlana Hazretlerinin mesajları bize, baskıyla ikbal peşinde koşanların, şiddetle, fitneyle iktidar hayalleri kuranların ne kadar büyük gaflet içinde olduklarını çok net bir biçimde bize anlatmaktadır. Asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Zulüm ile abat olanın, ahiri berbat olur. Zalimin yaptıkları hiçbir zaman yanına kar kalmaz. Hem bu dünyada hem ahirette. Katliamların, zulümlerin, dökülen masum kanların hesabı muhakkak sorulur, sorulacaktır. Biz, bir ve beraber olursak. Allah’ın izniyle coğrafyamızda ekilmeye çalışılan fitne tohumları asla boy vermeyecektir. Kardeşliğimizde halel getirmediğimiz, mazlum ve mağdura soframızı açtığımız sürece hiç kimse bize diz çöktüremez. Mezhep fitnesi üzerinden, etnik tarifler üzerinden yayılmaya çalışılan ayrılık rüzgarları şayet biz kararlı durursak asla etkili olamayacak.” l DHA

Ya boyun eğeceğiz ya mücadele edeceğiz

BİZ DE SİZİ TANIMIYORUZ: Kudüs’te yeni bir durum ortaya çıktı, yaşananları herkes gördü. Kudüs’te evanjelist, siyonist bir  anlayış ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ediyor ve  kendi büyükelçiliklerini de oraya alıyorlar. 1980 yılı 478 sayılı Birleşmiş  Milletler kararına rağmen bu adımı atanlar ‘Biz sizi tanımıyoruz, biz yaptık  oldu’ mantığıdır. Öyle mi diyorsunuz? Biz de sizi tanımıyoruz.

KUDÜS BÜYÜKELÇİLİĞİ’Nİ HAYIRLISIYLA AÇACAĞIZ: Türkiye diplomatik ve askeri alanda gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla terör devletinin kurulmasını engelledi. Kudüs’e de büyükelçiliğimizi açacağız… Çıkmış Kemal konuşuyor, ‘Orası hemen Filistin’in başkenti olarak ilan edilmeli’ diyor. Yahu Kudüs zaten ruh dünyamızın başkenti. Biz zaten Filistin’in başkenti olarak Kudüs’ü çoktan ilan ettik. Fakat Kudüs şu anda işgal altında olduğu için ne yapamıyoruz? Oraya gidip büyükelçiliğimizi açamıyoruz. Ama bizim şu anda Başkonsolosluğumuz bile neyle temsil ediliyor? Büyükelçiyle temsil ediliyor. Fiili olarak biz bu işi yapmışız ama inşallah o gün de yakın, bizzat resmi olarak da hayırlısıyla büyükelçiliğimizi ayrıca orada açacağız.

16 BİN NÜKLEER BAŞLIĞIN VAR: (İsrail askerlerinin Filistinli gençlere uyguladığı şiddetin fotoğraflarını göstererek) Karşımda genç yaşlı, kadın erkek demeden kalbi Kudüs için, Filistin için çarpan dava arkadaşlarımı görüyorum. Sizlerin aracılığıyla buradan tekerlekli sandalyesinde kalleş kurşunlarla şehadete yürüyen Filistinli gazileri selamlıyorum. Cesaretleriyle korkaklar ordusuna kabus yaşatan Filistin’in başı  dik gençlerini, Fevzi el-Cuneydileri selamlıyorum… İşte İsrail bu, ey Amerika, ey Trump, yav sen bunları görmedin mi? Sen şu kafeslerin içindeki çocukları görmedin mi? Ya bunları göre göre ondan sonrada ‘dünyanın en güçlü devleti benim’ yav senin her yerin güçlü olsa ne olacak. Elinizde nükleer başlıklı silahlar var. Şu anda Amerika, tüm dünyaya ne diyor, nükleer başlıklı silahınız olmayacak. Senin elinde 16 bini aşkın nükleer başlıklı silahın var. Senin silahın ne olacak? Sen diyorsun ki, ‘dünyaya, silahlar olmayacak, gömün yok edin.’ Peki seninkiler ne olacak? Adalet bu mu?

MÜCADELEYİ SEÇTİK: Onun için kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Ülkemizin önünde iki yol var. Ya boyun eğeceğiz ya mücadele edeceğiz. Türkiye, ya paryalığa rıza gösterecek ya da bağımsızlığına sıkı sıkıya sarılacaktır. Biz, 40 yıllık siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi bugün de mücadeleyi seçtik.”

 

Erdoğan: Sabretmek  sıkıntıların anahtarıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 744’üncü vuslat yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

“Şeb-i Arus’un 744’üncü yıl dönümünde sevgi ve aşk medeniyetinin coşkun pınarı, büyük mütefekkir, büyük mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerini bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Yüzyıllardır Anadolu topraklarını ilmi, idraki, irfanı, hikmetiyle nakış nakış dokuyan ariflerimizi, alimlerimizi, manevi rehberlerimizi de tazimle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum. Şeb-i Arus’ta Hazreti Mevlana’yı yad ederken aynı zamanda bu ülkeyi bize vatan kılan, bizi biz yapan değerleri ve hasletleri de hatırlıyoruz. Özellikle millet olarak içinden geçtiğimiz bu imtihan günlerinde Hz. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşı Veli, Hacı Bayramı Veli, Karamanlı Alaaddin Halveti, Molla Fenari, Şeyh Edebali gibi manevi kandillerimizin tavsiyelerine daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Hazreti Mevlana adeta bugünlere ayna tutarcasına ‘Sabır sıkıntıların anahtardır’ buyuruyor.”
milliyet

Comments are closed.