Durdurun şu katili

11 Ocak 2018

100120182307444409533_2-41Çatışmasızlık bölgesi İdlib’de Esad’a bağlı güçler El Nusra bahanesiyle sivilleri hedef alan şiddetli saldırılar başlattı. Garantör ülkeler Rusya ve İran ise rejimin yeni katliamını izlemekle yetiniyor.
ESAD’IN GARANTÖRLERİ KATLİAMLAR KARŞISINDA SESSİZ

Türkiye, Rusya ve İran’ın çabalarıyla toplanan Astana Zirvesi’nde çatışmasızlık bölgesi ilan edilen Suriye’nin İdlib kentinde rejim milislerinin katliamları sürüyor. Hama’nın kuzeyinden başlattıkları kara harekatında Rusya’nın hava desteğiyle ilerleme kaydeden Esad’a bağlı güçler, dün de Halep’in güneyinden gerçekleştirdiği saldırılarda 3 beldeyi ele geçirdi. Askeri havalimanının yer aldığı Ebu Zuhur’da denetimi sağlamak isteyen rejim milisleri bölgeyle arasındaki mesafeyi 5 kilometreye kadar indirirken, terör örgütü DEAŞ da Hama’nın kuzeyinde sürdürülen operasyonda muhaliflere karşı eş zamanlı saldırılar gerçekleştirdi. Bölgede ateşkesin işlemesi için ‘gözlem merkezleri’ kurmakla yükümlü Rus ve İranlı askeri yetkililer ise Esad ve DEAŞ’ın katliamları karşısında sessizliğini korudu.
DEAŞ’TAN DESTEK

Ebu Zuhur’a yönelik kara harekatında Halep’ten de ilerleme kaydeden rejim milisleri, dün Tel Ebu Ruveyl, Tel Almukbira ve Um Miyal beldelerinde denetimi sağladı. Ebu Zuhur’un kıskaca alınması için kapatılması gereken mesafeyi 20 kilometreye kadar indiren Şam yönetimine bir destek de DEAŞ’tan geldi. Rusya’nın öncü hava saldırılarından faydalanan terör örgütü DEAŞ, son iki günde doğu Hama’nın Tarfavi, Aziziye, Cub Osman, Luveybide, Hava, Musaytibah köylerini muhaliflerden aldı. Konu hakkında açıklama yapan Özgür Suriye Ordusu bileşenlerinden Ceyşü’l Nasır sözcüsü Muhammed Raşit, “Rusların havadan, rejimin kuzeyden, DEAŞ’ın da güneyden saldırıları savunma hattımızı yayarak cephede bölünmemize neden oluyor” dedi. Bölgede rejimin DEAŞ ile birlikte ateşkes ihlalleri artarken, İdlib sınırında çatışmasızlığı sağlamakla yükümlü Rusya ve İran’dan hiçbir açıklama gelmemesi dikkat çekti.

LAZKİYE’DE MİSİLLEME

Kentin çeperine asker sevk etmekten kaçınan Moskova muhaliflere ait mevzileri bombalayarak Şam yönetimine alan açarken, Tahran’ın desteklediği milisler ise kara harekatında etkin rol oynuyor. Öte yandan, muhalifler Ebu Rubeyl önünde Esad’a bağlı güçleri durdururken, Ebu Ammara Tugayları da İdlib’deki muhaliflere destek olmak için Lazkiye’de rejime ait bir silah deposunu patlattı.

 
Suriyeli muhalifler Ebu Rubeyl önünde Esad’a bağlı güçleri durdurdu.

El Kaide HTŞ’den ayrıldı
Suriye’de rejim güçlerinin İdlib’e yönelik saldırılarının bahanesi olarak dillendirilen El Kaide unsurlarını yer aldığı ‘Nusra Cephesi’ tarih oldu. Terör örgütü El Kaide unsurlarının Heyet Tahrir’uş Şam’dan (HTŞ) ayrılarak yeni bir örgüt kurduğu bildirildi. Londra merkezli Arap gazetesi Eşark El Evsat’ın haberine göre, Ebu Hamam El Suri önderliğindeki bir grup El Kaideli, HTŞ lideri Ebu Muhammed El Colani ile yaşadığı anlaşmazlık sonucu kendi grubunu oluşturma kararı aldı. Örgütün yeni isminin bilinmediğini aktaran Eşark El Evsat, söz konusu grubun Esad rejimi ve Rusya’yı hedef alan saldırılar düzenleyeceğini ifade etti. Gazete ayrıca, HTŞ lideri Colani’nin kasım ayından beri terör örgütüyle arasına mesafe koyduğu bilgisine yer verdi.
Amerika’ya PYD, Rusya ve İran’a İdlib uyarısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Suriye’de Esad rejiminin ateşkes ihlallerine yönelik garantörleri uyarısının ardından Moskova-Ankara-Tahran hattında diplomatik temaslar hız kazandı. İdlib’deki rejim saldırılarından duyulan rahatsızlık nedeniyle ilk olarak, İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Taherian Fard Dışişleri’ne çağrıldı. Büyükelçi Fard’ın Bakanlığın Ortadoğu Genel Müdürü Kerem Kıratlı ile gerçekleştirdiği ve 1 saat süren toplantının ardından Rus hükümeti, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un İranlı mevkidaşı Cevad Zarif ile bir araya geleceğini açıkladı. İdlib diplomasisinin hızlandığı dakikalarda bir açıklama da Kremlin’den geldi. Kremlin Sözücüsü Dimitriy Peskov, ihtiyaç duyulması halinde Rus, Türk ve İranlı liderler arasında Soçi zirvesi öncesi toplantı yapılabileceğini duyurdu. Öte yandan, akşam saatlerinde de ABD’nin Ankara Büyükelçilik Müsteşarı Philip Kosnett’in Dışişleri’ne çağırıldı.

İdlib’den bir milyon yeni göçmen gelebilir
Şam rejiminin çatışmasızlık bölgesi İdlib’e başlattığı saldırıların Türkiye’ye yeni bir göç dalgası başlatmasından korkuluyor. Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Bozoğlan, “En az 1 milyon kişi, Türkiye’ye göç eder” dedi.

 
Rejim güçlerinin İdlib’de gerçekleştirdiği katliamlar sonrasında Suriyeli muhaliflerden uyarı geldi. Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan, “En az 1 milyon göç olur. Dolayısıyla Türkiye acilen tedbir almalı, Rusya ve İran’ı ikna etmelidir” dedi. Bozoğlan, son gelişmeleri “Zalim rejim bildiğini okuyor” diye değerlendirdi. Astana’da varılan anlaşmalar uyarınca bölgenin terörden arındırılması için çatışmasızlık bölgeleri oluşturulduğuna dikkat çeken Bozoğlan, “Türkiye İdlib’de gözlem merkezleri kurdu. Türkiye’nin bu davranışı birçok faydası oldu. Türkiye, teröristlerle olan mücadelede sivil vatandaşla terör ayrımını Türkiye çok iyi yapıyordu” diye konuştu. Bozoğlan özetle şunları söyledi:

- REJİM AYRIM YAPMIYOR

Bunlar ayrım yapmıyorlar. Hastane, pazar yeri, okul, sivil yerleşim yerlerini havadan acımadan bombalıyorlar. Bu girişim Astana’da yapılan anlaşmalara aykırıdır. Bunu İran ve Rusya destekli rejim yapıyor.

- KİTLESEL GÖÇ UYARISI

Korkumuz Türkiye’ye yeni bir göç dalgası oluşması. En az 1 milyon kişi göç eder. Buradaki insanların Suriye’nin içine doğru gitme şansı yok, ya Fırat Kalkanı Bölgesi’ne geçecek ya da Türkiye’ye geçecek. Türkiye’ye tekrar bir terör dalgasıyla uğraşmak durumunda kalacak ve yeni göçle Türkiye yeniden sıkıntıya girecek. Dolayısıyla Türkiye acilen tedbir almalı.

- SALDIRILAR PYD İÇİN Mİ?

Saldırıların Soçi’de yapılacak toplantı öncesine denk gelmesi, ‘acaba Türkiye’den nasıl bir pay kopartırız veya Türkiye’yi daha fazla nasıl sıkıştırırız’ anlamı da çıkabilir. Yani ‘PYD konusunda Türkiye taviz verir mi?, biz tamam diyelim İdlib’i güvenli bölge ilan edelim, rejim geri çekilsin ama siz de müsaade edin de PYD toplantıya katılsın’ mı derler. Böyle bir ihtimal de olabilir mi diye akla geliyor. Ama PYD/YPG Türkiye’nin kırmızı çizgisi bu mümkün değil.

- SINIR BOYU GÜVENLİ BÖLGE

Suriye’de denklem her an 180 derece ters dönebilir. Fırat Kalkanı Harekatı’nda da Bayır-Bucak için de geçerli, Afrin için de geçerli. Türkiye bir an önce Rusya ile de anlaşarak, o adımı atması lazım. Türkiye’nin garantörlüğünde özellikle İdlib-Afrin-Bayır-Bucak’ı garantörlüğü altında tutması lazım ki, Fırat Kalkanı Bölgesi ile birleştirilerek bütün sınır boyunu güvenli bölge oluşturması lazım Türkiye’nin.  Türkiye bize göre, kendi sınır hattının derinliklerine kadar güvenli olması lazım. Buralar, terör örgütlerinin değil, Sivillerin kontrolünde bölgeler olmalıdır. Buralardan hem Türkiye’ye göç olmayacak, terör girişi olmayacak hem de uluslararası yardım kuruluşlarıyla beraber yerinde insanlara yardım yapacak.  Özellikle Bayır-Bucak-İdlib-Afrin-Fırat Kalkanı Bölgesi ile beraber sınır boyunca ve derinliğe kadar sivil, yerel yönetimle idare edilmelidir. Güvenli bölge oluşturulmalıdır.
DIŞİŞLERİ’NE İDLİB ZİYARETİ

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu heyeti önceki gün Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın’ı ziyaret etti. Edinilen bilgiye göre görüşmede heyet, rejim güçlerinin Doğu Guta ve İdlib’de gerçekleştirdiği katliamlar konusunda girişimde bulunulmasını talep etti. Bakanlık yaşanan gelişmeler üzerine rejimin garantörü Rusya ve İran büyükelçileri ile görüşmeler gerçekleştirdi.

 

 

STAR

Comments are closed.