TamerKorkmaz|Bunlara asla güvenilmez!

26 Ocak 2018

328x328resized_3352b-01483162tamerkorkmazHaydut Devlet, zoru görünce birdenbire “güvenli bölge”yi hatırladı: Tillerson denilen utanmaz, Paris’teki görüşmede Mevlüt Çavuşoğlu’na sınır boyunca otuz kilometrelik güvenli hat önermiş!

Zeytin Dalı Operasyonu’nu durdurabilmek için yeni bir oyalama taktiğidir. Bir başka düzenbazlıktır.

 

Ankara’nın bu teklifi kabul etmesi mümkün değildir.

Kaldı ki; işbu otuz kilometrenin dışında kalan bölgede ABD’nin emrindeki YPG/PKK’lı teröristler yine tehdit olmaya devam etmeyecekler mi? Geçiniz…

ABD’nin PKK devleti kurma planını berhava edecek tek yol; harekâta hiç ara vermeden, bölgenin Irak sınırına kadar Sam Amca’sının teröristlerinden temizlenmesidir.

ABD’ye asla güvenilmez!

Washington, bu saatten sonra hangi sözü verirse versin; Ankara, kulak asmamalıdır. İtibar etmemelidir…

 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Obama bizi aldattı. Onun dönemde, Zeytinlik harekâtını yapacaktık. Münbiç’i teröristlerden temizleme harekâtı olacaktı. Ama sözlerinde durmadılar” diye konuştu!

Afrin’den sonra sırada Münbiç var ve ABD “paçaları tutuşmuş” vaziyettedir…

Harekâtın genişlemesini engelleyebilmek için işte yeni numaralarla geliyorlar ve bir kez daha “bunların boş laflarına kıymet verilirse, yalanları bir şekilde dikkate alınırsa” hayati bir yanlış yapılmış olur!

 

Bu arada, NATO’dan gelen “yasak savma” kabilinden açıklamalara da asla kanmamak gerekir.

YPG/PKK’nın patronu ABD, NATO’nun lokomotifidir.

Zeytin Dalı Harekâtı’nın ardından Ankara’ya gelen ve Yurttaş Doğan’ın Hürriyet’ine röportaj verip “Türkiye’nin terör sorununu anlıyoruz” diyen NATO’nun Genel Sekreter Yardımcısı Rose da “hikâye anlatmayı” bırakmalıdır!

 
Bu “sempatik görünme” numaralarına karnımız toktur; Türkiye’ye saldıran PKK’yı bunca zamandır tüm hücreleriyle desteklemelerinin hesabını vermek zorundadırlar!

Amerikancı Hürriyet, “NATO’dan Destek” manşetiyle her zamanki gibi gözlerimizi bağlamaya yelteniyor. Manşetin kutusundaki “ABD’den YPG’ye Afrin Resti” başlığı da hesaba dâhildir!

 

“Washington Portakalı” Cumhuriyet ise TSK’nın Zeytin Dalı Operasyonu’ndan alabildiğine rahatsız!

Afrin’de YPG/PKK vuruldukça; Amerikan politikalarının dublajcısı “İliştirilmiş Cumhuriyet” bunalıma giriyor!

Eh, PKK’nın ve FETÖ’nün destekçisi bir gazeteden söz ediyoruz!

Önceki gün; Uğur Mumcu’nun “Türkiye’deki Gladio” tarafından katledilişinin yirmi beşinci yıldönümüydü…

Merhum Mumcu, PKK terör örgütünün CIA+MOSSAD ile derin ilişkisini tespit etmiş bir gazeteciydi. Bu minvaldeki kimi yazıları, halen daha hatırlanıyor.

Gazetesi Cumhuriyet ise; onun yirmi beşinci ölüm yıldönümüne denk gelen Afrin Harekâtı’na -sınırımızdaki bölgenin PKK teröristlerinden temizlenme operasyonuna- karşı çıkıyor!

 

Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu iki yıl önce aynen şöyle demişti:

“Solcular, Küresel Sermaye’nin hoşuna gidecek laflar ediyor. Küresel Sermaye sömürüyor, bunlar da onlara yaranıyor. Solun düştüğü şu hale bakın; Cumhuriyet’i ben okumuyorum, Nazlı Ilıcak okuyor!”

 

Cumhuriyet’in dünkü manşetinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki Mumcu’yu anma merasimlerinin haberi vardı…

Buna mukabil; aradan geçen yirmi beş yılda olduğu gibi Cumhuriyet’in “düzenbazlığında” değişen hiçbir şey yoktu!

“Uğur Mumcu’nun katilleri” olarak bir defa daha “aynı yanlış adres” gösteriliyordu!

Orta sayfada “Şeriata, faşizme geçit yok” başlığı pabuç kadar puntolarla yer alıyordu.

Mumcu’nun katledildiği sokakta yüzlerce kişi “Şeriata, faşizme geçit yok” sloganı atmışlardı:
Yani, yirmi beş yıl önce Mumcu’nun cenazesinde atılan sloganlar itina ile tekrarlanmıştı!

Cumhuriyet gazetesi ve bu sloganı atanların alayı, böyle yaparak; Uğur Mumcu suikastının perde arkasındaki “Gladio gerçeğini karartmaya” inatla devam ediyorlar!

“Radikal İslamcılar; dinciler yaptı” kuyruklu yalanına…

Yahut “İran bağlantısı” üfürmesine pek tutkundurlar.

-Amerikan Faşizmi’ne “hizmet” etmeyi çok seviyorlar!

“Solcu” flama sallayıp Amerikancılık yapan Cumhuriyet, önceki günkü (24 Ocak) nüshasında -halen daha zerre miskal utanmadan-  suikastın adresi olarak uydurma “Tevhid-Selam Örgütü”nü gösteriyordu!

Bu hayali “örgüt”ü; yıllar sonra yani 17 ve 25 Aralık’taki darbe kalkışması sırasında güncelleyenler kimlerdi, peki?

-El Cevap: Paralel Yapı!

Eğer, başarılı olsalardı; FETÖ mensubu bir tümgenerali Genelkurmay Başkanı yapacaklardı!

 

Fetullah Gülen Locaefendi, 17 Ocak 1993 tarihinde (yani Uğur Mumcu Suikastı’ndan tam bir hafta öncesinde) İzmir’de Bozyaka Yurdu’ndaki “dar dairedeki” sohbetinde “Devlet kademelerine öyle bir nüfuz ediyoruz ki, bizi jiletle bile kazısalar yok edemeyecekler!” diyerek (daha o tarihte) çok iddialı bir şekilde konuşuyordu!

Gülen, aynı sohbette –isim vermeden…

“Çok yakında büyük bir suikast haberi duyacaksınız. Üzerinde senelerce konuşulacak, bir suikast…” diyordu!

 

 

yeni şafak

Comments are closed.