|
Okumaz Yazıcı
Boşanma Başvurusu Çarşamba , 14 Temmuz 2010 Uykudan uyandığımda , elli bir yıl önce uğradığımız soykırımı ve o günden bu yana çektiğimiz sıkıntıların acı birikimi omuzlarıma yüklü duruyordu. Bu çirkin emperyalist kuramasında şehit düşenler yalnız Türkmenler ve duyarlı yurtsever Iraklıların değil , özgürlük yanlısı tüm insanların saygı ile anması gereken ululardır. Bu gerçeğe başkalarının , Türkmen malıdır diye arkasını çevirse a! nankör demekten başka söyleyeceğimiz yok , ama Türkmen adına siyaset yapanların arpa boyu sürçmesi hesap kitap konusu ; hesabı sorulur. 14 temmuz katliamı siyasi cinayetlerin en çirkin örneklerinden biri olarak saptanmış , çağdaş Türkmen tarihinde dönüm noktası , toparlanıp kendine dönme başlangıcı olarak algılanmıştır , 1998 yılında Türkmen Şüra Meclisince de öyle benimsenmişti. Bu ulu şehitlere minnettarlık belirtme bir vaz geçilmez gelenek haline gelmiştir. Bu yıl da gelenek uyarınca Türkmen şehitliğinde anma töreni düzenlendi. Bu uluların şerii mirasçılarından millete sırtını dönenlerinin törene katılmamaları ayrı bir acı , bağlılıktan boşandıkları için tutumları , durumlarına uygun olduğu için normal karşılanır. Oysa temsilcilik üzerinden pazarlık yapan , siyaset yürüten tüm değerleri aşındıran , töre ve ülkü ilkelerini hiçimseyen tavırları insanı az kalsın delirtecek. Mescid-i Aksa'da , Musevilerin Miraç gecesini umursamaz tutumuna benzer bir davranışa tanık oldu halk bugün. Kimi taraflar , çingane düğünüyle ilgilenme yollu dışilişkilerden heyeti ile gözboyama yolunu boyladı , kimi de karılar pazarında dolaşan şafii mezhep gibi , kadınlara dokunup abdesti bozulmak endişesiyle uzaklardan yol almayı seçti. Ayakkabısına toz konmasına kıymayarak , gözlerden uzak klima altında gerinerek eleştiri provası ile yetinenler de oldu. Bu sinyal kime , ne amaçla yönetilmiş ve karşılığı bir mesajtı? Bu davranış şehitlere karşı bir ihanet değilmi ? Çekimserlerden birileri , katılımcılardan kimilerini iki yüzlülükle mimleyerek arınma savunması yapacaklar. Bu suçlayıcıları bir gün suçladıklarının kapısı önünde terezin ile dolaşarak dinamet ikramında bulunduklarını görenlerin onları lanetlemeyenler sadece milli davaya bağlılıklarından değil namuslarından şüphelenmelidirler. Şehitlere saygı şaşmaz ölçektir. Aykırı davranışları boşanma başvurusu olarak kayda geçmeli. Perde Ardındakiler Cumartesi 24 temmuz 2010 Ömrümüzün ortağı kesilmiş elektirik kesintisi , değnek salladımı , çok şeyler başgösterir. Baskın sıcak ve sinek baskını altında kahvaltı yapıyordum. Birden kafama bizdeki sevgi düşmanlığı takıldı. Gece , uzun uzadıya Arif Efendi kızının Umran'la , Vehbi Bey'in oğlunu Behcet ustanın kızıyla evlenmesine karşı çıkıp engel olduklarını konuşmuştuk , sebep , kızlarla oğlanlar arasında gönül kaptırma varmış. Sevgi için Pasport çıkarmalı bu memlekette , yoksa sınırlar bağlanır. Bir parça hava almak için en yakın kahvede postu attım. Yanımda kanepeye yıkılan delikanlının kırgınlık okunuyordu yüzünde. Söz ebeliği yaparak zaman tüketeceğimiz düşüncesiyle oldukça sevindim. Saygı ve utangaçlıktan gelme suskunluk uzun sürmedi. Kıvrılıp hıçkırarak söze başladı yersiz davetsiz misafir çıkının ağzını çözdü söze başladı : - Boşmuş bu dünya , kimseye ve hiç bir şeye güven olmuyor. Yana yakıla konuşuyordu. Söz olsun diye : -Yakayı kaptırmış aşıkmısın yoksa -Dünyanın süsü olan gözalıcı çiçektir sevda ondan göz ayırma bile zor. Ne var ki benim attığım zar düz gelmedi ; gönül verdim , gözümden bile kıskandım , korudum. Yıllarca emek verdim , sevdanın kutsal olduğuna inanarak davrandım , inandırmaya çalıştım. Ucuzlaşmadan kaçındım , benimsetmeye uğraştım. Bunca özverinin ürünü büyücek bir hiç bugün , geçmişi unutup , saymazlık. Taşkınlığa kapılmış , olsaydım , hayır hayır kapılmazdım. Gözleri ıslandı , elini eline çırptı. Ben : -Yaptığın doğrunun doğrusu. Başka türlü yapamadığına sakın pişman olma. Misilleme yapmasını unutma. Aşık her güçlüğe katlanır , ama onurunu yıpratmaz. Yerine olsam bir mesajla , son durağa varıldığını bildirirdim : -Defterinden adımı hayalinden beni sil , dazesiyle. -Yazmasını bilmem -Birine yazdır canım. Aldığım yanıt , bir atom bombası olmuştu : - Bunu ölsem de yapmam çünkü bu bence , suç üstü yakalanan hırsızları , takma ad altında savunan hırsızların bildiri yayınlama dolandırıcılığına benzer.
|