• Türkçe
  • English
  • العربية
03 Aralık 2020

Türkmeneli Direnişi

19 Ocak 20201955

Türkmeneli halkının tarihinde hiç bir zaman esirlik olmamıştır. Esarete sürekli göğüs geren Türkmen milleti, katliamlara, yok saymalara ve çeşitli asimilasyonlara maruz kalmıştır.

Büyük şair Mithat Cemal Kuntay’ın da dediği gibi
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”

Bizim vatanımız da Türkmeneli’dir.
Telafer’den Mendeli’ye kadar her karış toprağında şehit kanı olan bu yurt sonsuza kadar bizim kalacaktır.
Bütün Türkmen şehitlerini yâd ettiğimiz bu günün anlam ve önemini sizlere kısaca açıklamak boynumuzun borcudur. 7 Ekim 1995 Tarihinde Irak Türkmen Cephesi’nin 1. kurultayında, 16 Ocak tarihi bütün Türkmen şehitlerinin günü olarak kararlaştırılmıştır.

İlk olarak 1920’de İngilizlere karşı direniş başlatan Telafer halkımızın uğradığı Kaçakaç katliamı, 1924 tarihinde Türkmenlerin Kerkük’te uğradığı Levi katliamı. Kerkük’te düşen ilk şehidimiz ise yine bizim gibi, sizin gibi bir Türkmen kadınıydı. Emine Han olarak adlandırılan Türkmen kadını, İngilizlerin kurşunu ile şehit edildi.
1946’da yine İngilizlerin yapmış olduğu Gâvurbağı katliamı, bunun ardından Irak Türkmenleri’nin uğramış olduğu en kanlı katliam 14 Temmuz 1959 Katliamı olmuştur.

Türkmenler pes etmedi ve o katliamda şehit düşenlerin intikamını almak için teşkilatlar kurdular. 16 Ocak 1980 tarihinde ise 4 önde gelen kahraman şehidimiz, Saddam diktatörü tarafından idam edildi. Türkmenlerin tek silahlı gücü olan Kurtuluş ordusu da aynı şekilde 1980 yılının 9 Temmuz tarihinde idam edilmişlerdi. 1991 yılında ise Altunköprü, Tazehurmatu, Tuzhurmatu ve Kerkük’te de yine katliamlar gerçekleşti

Ama öyle bir acılı durum var ki, hepimizin onu örnek alması gerektiği türden; Zehra Bektaş adındaki Türkmen kızını hepimizin bilmesi gerekir.
Saddam’ın askerleri, ansızın bu ailenin evlerini boşaltması gerektiğini ve Erbil’e sürgün edileceklerini söylerler. Zehra bacımız bir karara varır ve “Ben ölsem de bu yurdu terk etmem” der.
Ertesi gün Zehra’nın kapısı çalınır ve “hadi artık çıkın buradan” diye tehditte bulunurlar.
Zehra ise “Ben Kerkük’ün kızıyım, burada doğdum ve burada öleceğim. Ölsem de bu yurdu terk etmeyeceğim” cümlesini söyledikten sonra, hazırlamış olduğu benzin bidonunu üstüne döküp kendini yakar ve oracıkta şehitlik mertebesine ulaşır.

Kerkük için kendini yakan kız, öldüğünde bile Kerkük’ü terk etmedi ve vermiş olduğu sözü tuttu. Ancak taaziye merasiminin sadece iki gün düzenlenmesine izin verildi. İki günün ardından ise aile fertleri bir kamyona bindirilip Erbil’e sürgün ettirildiler.

Bu vesile ile de bu günün hatırına bütün Türkmen şehitlerimizi saygı sevgi ve büyük minnetle anıyor, Türkmen tarihinin milli mücadele yolunda adlarını temiz kanla yazan kahramanlarımızı da asla unutmayacağımızı belirtiyorum.


Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 2 gün

Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Gedik, Kerkük’te son yolculuğuna uğurlandı.

@kerkuknet – 4 gün

Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Gedik, geçirdiği trafik kazası sonucunda Ankara’ya nakledildikt…

@kerkuknet – 1 hafta

Kerkük Net Röportajlar bölümünün bu haftaki konuğu Türkmen sanatçı Ahmet Tuzlu. Yazıyı Okumak İçin ⬇️