• Türkçe
  • English
  • العربية
05 Nisan 2020

Kudde ile Konçuy

9 Mart 20201898
İlâf Köprülü

Kirez ayının en güzel günüydü. Kürşad Ötüken Yaylası’nın doğal güzelliği ile büyüleniyordu. Beyaz pamuksu bulutlarla süslü mavi gökten güneşin ışıkları Ötüken ormanına yansıyordu.

 

Ağaçlardaki bol meyveler, renkli çiçekler, yeşilliğin güzelliği Toprak Ana’nın insanlardan memnun olduğunu gösteriyordu. Bu kutsal ormanı izledikçe deminden beri gönlünü sıkan yersiz sıkıntıdan eser kalmıyordu. Sağ omuzuna yayını almış, bir elinde de okunu tutuyordu. Bir şeyleri avlamak için çıktığı söylenemezdi lâkin bu katı görüntüsü karşısındakine başka bir şey düşündürmüyordu. Sol omuzundan bir iple sallandırdığı matarası vardı.

 

Her yer sessizdi.

 

Ta ki bir atın koşuşturma sesi duyulana kadar. Kudde sesi duyduğunda adımları durdu. Sol elini uzatıp yayını omuzundan aldı ve okunu yaya yerleştirdi. Ses zaman zaman kayboluyor sonra tekrar duyuluyordu. Kudde pür dikkat sese kulak veriyor, ağır ağır yayı geriyordu. Kendi etrafında halkalar çizip yavaşça sesin eşliğinde dönüyordu. Beyaz yüzünü Orhun Irmağı’na doğru çevirip durdu.

 

Atın koşar adım sesi kesilmiş ağır adımlara dönmüştü. Kudde kendisine yaklaşan adım seslerini duyduğunda hareketsiz kaldı. Okunun sivri ucu güneş ışığının vurduğu yere denk gelmiş parlıyordu. Ani bir hareketle okunu yukarıya doğru kaldırıp arkasına döndüğünde at tam arkasındaydı. Kudde’nin gözleri parlıyor atın üzerindeki sarı saçları örgülü kıza bakıyordu.

 

Turkuaz renkteki uzunca zubununun altına giydiği ipek kumaşlı beyaz elbisesi harikulâdeydi. İnci boncuklu kolyesi gerdanına sarılmış, uzunca kolyesi ile uyum sağlıyordu. Tepesine taktığı tof mavi renkli kadifeden yapılmış üzerinde de beyaz boncuklar vardı. Yanakları sıcaktan al rengini almıştı. Başını havaya kaldırmış küçük gözleriyle aşağıya bakarak Kudde’yi süzüyordu. Kudde de büyülenmiş halde sarı saçlı Konçuy’u izliyordu.

 

İkisi de  bir süre sessiz kaldıktan sonra Konçuy sırtından oku ile yayını aldı. Ağırca oku yaya yerleştirip germeye başladı. Lâkin Kudde hareketsizdi. Konçuy’un güzelliği ile mest olmuştu. Konçuy da ondan pek farksız sayılmazdı. Kudde’nin hilâl bıyıkları, kara gözleri ve geniş omzunu gözleriyle süzmüş beraberinde okunu da hazırlamıştı. Hedefinde Kudde vardı.

 

“Sen kimsen?”,, dediğinde Kudde hâlâ hareketsizdi.

 

Konçuy zorlanarak attan inip Kudde’nin karşısına geçti ve okunu tekrar hazırladıktan sonra “Beni eşitmirsen? Sen kimsen?”, diye sordu.

İki eli ile yayı ve oku zor tutuyordu Konçuy. Kudde “Kürşad…”, dediğinde Konçuy’un yayını elinden aldı ve yere bıraktı. Tahtadan yapılmış matarasını omuzundan alıp kapağını açtı ve Konçuy’a uzattı. Konçuy tepesine kadar kımız dolu olan mataraya bakıyor, fakat almamakta bakışlarıyla ısrar ediyordu. Bu ısrar karşısında Kudde kımız dolu matarayı yarılayacak kadar büyük yudumlarla içti. Tekrar kapağını kapattıktan sonra matarasını omzuna astı.

 

“Ötüken yış budun?”, diye sordu Kudde. Konçuy’un mağrur bakışları yumuşamıyordu. Yayını ve okunu yerden alıp sırtına astı. Turkuaz zubununu düzeltip ata binmek için çemrendiğinde mavi açık kundurası ve sağ ayağının bileğine taktığı altın sarısı halhal Kudde’nin gözüne çarpmıştı. Yüreğini oynatmıştı.

 

“Senin adın nedir ay yüzlü güzel Konçuy?”

 

Atın boyunduruğunu eline almış gitmek için hazırlanmıştı. Son kez Kudde’ye bakıp sorusunu cevaplamadan hızla oradan uzaklaştı.

 

Konçuy gitmişti ancak kokusu hâlâ Ötüken Ormanı’nda, Kudde’nin etrafındaydı.

İnsan sevmeyi bilmeyen Kudde bütün gece bu Konçuy’u düşünmüş, ölmemiş de diri diri duygularına gömülmüştü.

 

Gün çıkmış ta ortasına varmıştı göğün. Konçuy, Orhun Irmağı’nın kenarında oturmuş elindeki sazını çalmaktaydı. Dilinde de o güzel Kerkük Türküsü:

 

“Gördüğüm gün seni güllem, güllem, güllem.

Görmedimse yârım öllem, öllem, öllem…”

 

Bunu duyan Kudde koşar adım varır ırmağın yanına. Konçuy’un mor zubununun kenarına oturup sazına eşlik eder:

 

“Aşretiwe xeber werrem, werrem, werrem,

Men seni sewmişem allam, allam, allam…”

 

Konçuy’un yanakları yine allaştı. Kerkük’e çektiği hasrette yalnız olmadığını anlamıştı. Kürşad’ın gözlerine baktı.

 

Kara gözlü erin de yüzü ay gibi, saçı gecenin karası dili bal gibi. Asılı kalmış Konçuy’un gönlünde ok atan bir yay gibi. Sazına eşlik ediyor, sözüne eşlik ediyor.

 

Konçuy bakışlarını yere indirdi. Az önceki mağrur bakışları yavaş yavaş kayboldu. Ela gözleri o güldükçe kısılmaya başladı. Uçan kuşlar kıskandı, açan güller kıskandı.

 

Kudde’nin gözleri durmadan yüzünde geziyordu Konçuy’un. Bakışları içini eritiyor, ağzından sözcüklerin çıkmasına engel oluyordu. Konçuy da arada bir gözlerini kaldırıp hilâl  bıyıklarına bakıyordu Kudde’nin. Güldüğünde başka bir şekil alan yüzünü kazıyordu hafızasına.

Sazını dizine koydu Konçuy. Bunu fırsat bilen Kudde ellerinden tuttu. Pamuk mudur bilmez ki?

 

Kudde’nin yüreğinde dumansız bir alev başlamıştı çoktan.

 

“Sana kımız mı, ömrümden bir kadeh mi ikram etsem?

Var bana ey gözü gönlü güzelim.

Konçuy musun? Melek misin bilmem ki?

Seninle bir ordu kurup Ötüken’i gezelim.

Nedendir bu güzellik, bu mağrur bakışlar?

Buralarda yıllar boyu savaşan er benim.

Neden kalmaz pamuk ellerin ellerimde?

Ver elini iste sana canımı feda edeyim.

Ne söylesem de bana  ikna olsan bilmem ki?

Sen var bana, var bana ay yüzlü güzel Konçuy.

Ötüken’de yalnız koyma ay yüzlü güzel Konçuy…”

 

Kudde ile Konçuy’un gönülleri feth olur, Tanrı Dağları’nda düğün dernek kurulur.

 

“Sen gurbette Ötüken’de savaşan bir Kudde,

Ben Kerkük’ün küçük kızı ay yüzlü güzel Konçuy…”

 

 

İlgili Haberler


Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 2 gün

Irak Türkmenleri adına Elazığ ve Malatya’daki depremzedelere tıbbi yardımda bulunmak üzere bölgeye giden Türkmen Do…

@kerkuknet – 2 gün

Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Dr. Aydın Bayatlı Konya’da çalıştığı hastanede Korona virüse yakalandı.

@kerkuknet – 3 gün

Sokağa çıkma yasağı 19 Nisan’a kadar uzatılan Kerkük’teki Emniyet Güçleri, sıkı kontrol noktalarını şehrin farklı b…