• Türkçe
  • English
  • العربية
16 Ağustos 2020

Kahramanlar otağı Altunköprü

27 Mart 202025320
İnci Zade

Kerkük ve Erbil’i birbirine bağlayan, altın bir köprü gibi olan Altunköprü, Kerkük il sınırları içerisinde yer almaktadır. Konum bakımından Zap suyunun geçiş bölgesinde yer alan bu kasaba, ismini nereden aldığına dair pek çok rivayete sahiptir. Ancak en kabul görüneni, Zap suyu üzerinde yer alan demir köprülerinden aldığı rivayetidir. Geçimlerini tarım ve hayvancılık gibi kültürlerinin getirdiği geçim kaynakları ile sürdüren Altunköprülü Türkmenler, aynı zamanda el sanatları konusunda da epeyi bir yeteneğe sahiptirler. Dürüst, asil ve çalışkan Altunköprülü Türkmenler, binlerce yıllık kültürlerine sahip çıkan insanlardır. Türkmen kasabası Altunköprü, tarih öncesi dönemlere kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Bu köklü tarihe sahip olan yer çeşitli hükumetlerin ve devranların gelmesine rağmen her zaman zulüm görmüş bir bölgedir. Bu zulümlerin en kanlı ve en acıklısı ise, 28 Mart 1991 tarihinde gerçekleşen Altunköprü katliamıdır. Zengin ve köklü bir tarihe sahip olan bu kasabada, tarihinin en büyük katliamlarından birisi büyük bir soğukkanlılık ile Saddam tarafından gerçekleştirilmiştir.

 

Irak’taki Siyasi Boşluğun Yarattığı Ayaklanma İşgale Dönüştü

Birinci Körfez krizinin ardından meydana gelen otorite boşluğu nedeniyle Irak’ta siyasi ayaklanmalar başlamıştı. Asayiş ve güvenliğin gitgide azaldığı bu süreçte  18 Mart 1991 yılında Peşmergeler Kerkük’ü işgal etmişlerdi. Ancak hükumet güçleri gösterilerden dolayı Bağdat’ın düşmemesi için o bölgede bulunmakta ve Kerkük’teki güçlerini de Bağdat’a doğru çekmişti. Bu sayede de Peşmergelerin işgaline son verecek bir askeri ya da kolluk gücü bulunmamaktaydı. Peşmergeler, ayaklanmalarına karşılık bir güç görmeyince ayaklanmayı işgale dönüştürdüler ve bölgede bir hafta boyunca ciddi yağmalama, saldırı ve yangın çıkarma gibi eylemlerde bulundular. Resmi binaların ateşe verildiği bu işgalde şüphesiz ki en büyük olay Kerkük Nüfus Dairesinin kundaklanma olayı idi. Şehrin etnik kimliğini değiştirmek gibi pis bir maksat uğruna Nüfus Dairesi yakıldı. Bir süre sonrasında ise bu işgali durdurmak için Bağdat’taki ordu birlikleri Kerkük’e ilerlemeye başladı. Ancak ordunun Bağdat’tan Kerkük’e ilerlemesi sadece Peşmergeleri durdurmak için değildi. Ordu büyük bir öfke ve nefretle ilerliyordu. Kerkük’e ilerlerken tanklı ve zırhlı birlikler, yol üstünde bulunan bütün yerleşim bölgelerine de nasiplerini aldırıyordu. Tuzhurmatu, Tavuk ve Tazehurmatu gibi tamamen Türkmen olan bu bölgelere kurşun yağdırıp ateş püskürtmekte idiler. Kerkük’e ulaşana kadar birçok Türkmen hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi de yaralandı.

 

Peşmergelerin İntikamı Masum Türkmenlerden Alındı

Bağdat’taki hükumet güçlerinin Kerkük’e ilerlemeye başlaması ile birlikte, Kerkük’teki Peşmergeler şehri terk ederek kaçmaya başladılar. Peşmergeleri takip eden ordu, daha sonra Altunköprü kasabasını ele geçirdi ve Peşmergelere ulaşamamalarının intikamını gece yarısı Altunköprü’de yaşayan Türkmenlerden aldılar
Peşmergelerden intikam almak için Ramazan ayında oruçlarını dahi açmamış yaşlı, genç, kadın ve çocuk ayırt etmeksizin yüzün üzerinde Türkmen’i evlerinden aldılar. Hiçbir şeyden haberi olmayan masum insanlar çaresizce başlarına ne geleceğinden habersizce bölgeden götürüldüler. Götürülen insanlardan hiç ses çıkmazken Altunköprü halkı onlara ne olduğu korkusuyla beklemekteydiler. Ramazan ayında oruçlarını açamayan Türkmenler, Saddam’ın cellatları tarafından suçsuz bir şekilde kurşuna dizilip şehit edildi. Şehit olan oğlunun ardından ağıt yakan bir Türkmen annesi söylediği hoyrat ile herkesin ciğerini dağlamıştı.

”Yarama dügün wırdıy

Her birin bir gün wırdıy

Yaram bele tezedir

Sennense bugün wırdıy

 

Sen gideni il oldu

Kuru bağlar gül oldu

Öldüm yıllar saymaktan

Akciğerim kül oldu”

Bu sözler Altunköprülü bir annenin dilinden çıkan ağıtlardır. Oğlunun yolunu bekleyip hasta düşen bir annenin sözleridir bunlar…

 

 

100’den Fazla Kişinin Tek Bir Çukura Gömüldüğü Toplu Mezar Bulundu

Bayramın geçmesinden yaklaşık 15 gün sonra koyun güden çobanlar, cesetlerin bulunduğu bir çukur buldular. Tesadüfen buldukları çukurda karşılaştıkları manzara karşısında hemen bölgedeki insanlara haber verdiler. Çukurda üst üste yığılmış, tanınmaz halde olan sayısız ceset olduğu haberi civara yayıldı. Bunu duyan Altunköprü halkı, bölgeye gidip, korkunç manzarayla karşılaştılar. Toplanan kişilerin hepsi kurşuna dizilmiş ve açılan bir çukura üst üste atılmıştı. Sevdiklerinden neden koparıldıklarından haberi olmayan suçsuz Türkmenler, Peşmergelerin saldırılarının günahlarını çekmişlerdi. Sevdiklerini tanıyamayan şehit aileleri, o gün üzerilerinde giymiş oldukları kıyafetlere dayanarak sevdiklerini bulmaya çalıştılar. Toplanan şehitlerin cenazeleri Selahiyye semtinde yer alan Hakim Tepede askerlerin gözetimiyle toprağa verildi.

 

Masum Türkmenler Korkunç Şekilde Katledildi

Hiçbir şeyden haberi olmayan masum insanların, genç, yaşlı, çocuk ayırt ermeden 8 – 10 yaşındaki çocukların bile katledilmesi Altunköprü’nün tarihinde hiç yaşanmamış korkunç, siyah bir sayfanın açılmasına sebep olmuştur. Şehit edilen insanlar arasında yer alan bir aileden sadece bir kişinin değil dokuz kişinin toplanarak öldürülmesi, çocukların kurşuna dizilmesinin insanlığa, hukuka ve mantığa sığan bir yanının olması mümkün müdür?

Hükümete karşı hiçbir şekilde başkaldırmamış, evinde olacaklardan habersiz ailesiyle geçirdiği son akşam olduğunu bilmeden yaşayan Türkmenlerin, askerlerin hedefsiz intikamına şahit olmaları ve yüzden fazla fidanın bir çukura atılması neyin intikamıdır ve kimin zaferidir?

 

Çocuklarıyla Birlikte Katledilen Babanın Acı Dolu Hikayesi
Ahmet Köprülü, Altunköprü’de yaşayan önemli bir Türkmen iş insanı idi. Altunköprü’deki Türkmenleri toplayan hükümet askerleri Ahmet Köprülü’nün de evine gitmiş ve birkaç belgeye bakması gerektiği bahanesiyle evinden almışlardı. Evinden çıkan Ahmet Köprülü, bölgedeki çığlıkları duyunca olayın nereye gideceğini anlamış ve askerlere teklifte bulunmuştur. Tüm mal varlığını Türkmenleri serbest bırakmaları karşılığında onlara vereceğini teklif etse de hükümet askerleri bu teklifi reddetmiş ve Ahmet Köprülü ile birlikte evde ders çalışan biri 15 diğeri 18 yaşında olan iki çocuğunu da alarak topladıkları insanlarla birlikte bölgeden götürmüştür. Ahmet Köprülü çocuklarının ölümünü görmek istemediği için askerlerden önce kendisinin vurulmasını istemiştir. Ancak Saddam’ın canileri her zaman olduğu gibi vicdansız ve sadist tavırlarını sürdürmüş ve bu istek üzerine çocuklarını babalarının gözü önünde öldürdükten bir saat sonra Ahmet Köprülü’yü ancak öldürmüştür. Bu hikaye şüphesiz insanları öldürürken acılarından daha fazla zevk almaya çalışan, kana susamış hükümet güçlerinin vicdansızlığının su götürmez bir kanıtı değil midir?

 

Altunköprü Katliamının 29. Yılını Saygıyla Anıyoruz

Masum, suçsuz, günahsız ve aralarında çocukların bulunduğu yüzden fazla Türkmen’in kurşuna dizilmesinin bugün 29. yılı. Hiçbir suçu olmayan kişilerin öldürülmesi, insan hayatının ve onurunun bu derecede hiçe sayılması şüphesiz Saddam yönetiminin zulmünün ve vicdansızlığının hangi boyutlara ulaşabileceğinin kanıtıdır. Türkmenlere yapılan bu zulmün anıtı ise Altunköprü Şehitliği ile somut bir şekilde tüm dünyayla paylaşılmakta ve bu katliamın acısını vicdan sahibi her insan yüreğinde hissetmektedir.

Altunköprü katliamının 29. yılını saygı ve hüzünle anıyoruz…

 

 

İnci Zade

Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 1 gün

Irak; Fransa, Almanya ve Britanya’dan Türkiye’nin hava saldırılarını durdurmayı talep etti.

@kerkuknet – 1 gün

Türkmen Doktor İdris Kasap, Kerkük’te tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

@kerkuknet – 1 gün

Irak’ta toplam 4013, Kerkük’te de 235 yeni Korona virüs vak’ası tespit edildi.