• Türkçe
  • English
  • العربية
03 Haziran 2020

Eskiden Ramazan Güzeldi

2 Mayıs 20207298
Muhammed Efendioğlu

O (sayılı günler), doğruyu eğriden ayırma, gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kur’an’ın indirildiği ramazan ayıdır. Artık sizden kim bu aya yetişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca tutar. Allah sizin için kolaylık istiyor güçlük çekmenizi istemiyor. Sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola iletmesine karşı Allah’ın ululuğunu dile getirmeniz ve umulur ki şükredersiniz diye (uygun hükümler gönderiyor).

 

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ


 

 

Tüm İslam aleminde olduğu gibi Ramazan-ı Şerif, Türkmen ilçesi Telafer’de de mukaddes kabul edilen bir aydır. Ramazan ayı, geleneksel kültür değerleriyle aynı zamanda ”Ramazan Gelenekleri”ni oluşturmuştur. Ramazan-ı Şerif ile ilgili olarak Türkmeneli’nin hemen hemen her bölgesinde yaygın ve birbirine benzer uygulamalar görülmekle birlikte, bazı bölgelerde bu uygulamaların çeşitlendiği de görülür. Çeşitlenen bölgelerin biri de Türkmen ilçesi Telafer’dir. Telaferliler bu kutlu ayda akrabalık bağını arttırırlar.

Eski yıllarda Türkmen Telafer’de Ramazan akşamlarında misafirsiz sofra neredeyse hiç yoktu. İftar iyeliklerle (Hurma ve Ayran) ile açılan iftarın hemen arkasından akşam namazı kılınır, sonrasında yemekler yenilir ve içecekler içilirdi. Hatırlayacağınız üzere Musul mutfağı, Irak Türkmenlerinin ve iftar geleneklerinin en güzel örneklerinin olduğu bir mutfaktır. Mutfak ve Ramazan kültürünün yüzyıllar geçmesine rağmen hiçbir değişime uğramadığı şehir Musul’dur. Bu sadece Musul merkezde değil, Musul’a bağlı olan Türkmen ilçesi Telafer’de ve etrafındaki köylerde daha da ön plana çıkan bir durumdur.

 

Eskiden beklemenin bir tadı vardı. Uzun geçen kıştan sonra karın erimesini beklemek gibi. Bahara dönünce mevsim; hangi ay ve hatta hangi hafta, hangi otun çıkacağını bilirdik. Her şey gününde sırayla nazlı nazlı, ince ince gelirdi. Kokuları ve güzellikleriyle gelirdi her şey ve damaklarımızda tat bırakarak, çekip giderdi bir sonraki yıla kadar. Her şeyin zamanı vardı ve beklemenin tadı. Beklediklerimizin arasında en unutulmaz, en güzel ve en bereketli olanı da rahmet ayı Ramazandı. Aylar öncesinden hayatın akışı, plan ve programlar Ramazanın başlayışı ve bitişine göre ayarlanırdı. İnsanları tatlı bir telâş, bir heyecan sarardı. Evlerde temizlik yapılır, erzaklar alınır. Maddi duruma göre baklavalar, külçeler (kurabiyeler), kekler, tatlılar ve mevsimine göre turşular hazırlanırdı. Şimdiki gibi dükkan ve tatlıcılardan hazır alınmazdı. Cep telefonu ya da alarm saatler de yoktu. Sahura bekçiler uyandırırdı insanları. Özellikle “Kassooğlu ve Hamo Bazzaz” adları hatırlanan, davulları ve güzel “Sahura Kalkın” sözleriyle bütün mahalleleri ev ev dolaşarak, kapılardan seslenerek kaldırırdı.

Gündüzleri havanın sıcaklığına göre genç ve çoçuklar Subaşı’na yüzmeye giderlerdi. Hele ilk teravih namazının kılındığı gün, cami daha kalabalık, insanlar daha bir mutlu ve güler yüzlü olurdu. Neşe ve canlılık gelirdi Telafer’in sokaklarına. Teravih namazının bitmesiyle, ilçenin çarşı meydanında ve caddelerde insanlar gruplar halinde toplanır, mevsim şartlarına ve günlük hadiselere göre sohbetler eder, oyunlar oynanır, serçek ve masallar anlatılır, fikirler tartışılır hasbihâl ederlerdi, Vakit ilerledikçe akraba, komşu, arkadaş, eş, dost birbirlerini çay içmeye ve tatlı yemeye davet ederdi, Ramazan ayı boyunca bu güzellikler devam edip giderdi. Evlerde toplanır hâtim okunurdu. Komşuluklar daha bir pekişir, yeniden kaynaşırdı insanlar. Fitre, yardım ve zekatlar gizli verilirdi. Her şey samimi ve sevgiyle ibadetler sessiz ve huşû içinde yapılırdı. Maddi geliri yüksek olanlar tarafından camilerde her gün iftar davetleri verilirdi. Nar ve üzüm suyu bol bol içilirdi. Öyle ki yan yana, omuz omuza sıralanmış, duvarları taş, damları topraktan o sıcacık evlerin her biri Ramazan çadırıydı. ”Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi şerifin gereği her evin mutlaka doyuracağı bir misafiri olurdu. Evliyanın sözündeki muhabbetle fukara gönlü hep gülşan olurdu. Hep birlikte sevgiyle bayrama ulaşırdık. Fakat şimdi durum böyle olunca tüm yukarda zikrettiğimiz gelenekler yok olmaya başladı.

 

 

Muhammed EFENDİOĞLU

İlgili Haberler

8 Mayıs 2020

Ey Türkmen Gençleri

6 Mayıs 2020

Unutkan Telafer


Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 1 hafta

Camiye gitmenin yasak olmasına rağmen Kerkük halkı, cami önlerinde Bayram namazlarını kıldı.

@kerkuknet – 2 hafta

Kerkük Net, size iyi bayramlar diler.

@kerkuknet – 2 hafta

Irak Parlamentosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Erşat Salihi, dün gece geç saatlerde ailesi tarafından sokağa atı…