• Türkçe
  • English
  • العربية
23 Ekim 2020

Unutkan Telafer

6 Mayıs 20202303
Behçet Efendioğlu

Bu bir film değil, ben de senaristi değilim. Yazdığım satırların bir sahne arkası elbette ki var. Kimsenin görmek istemediği, ancak ”ben burdayım!” diyen gerçek bir sahne. İçim öfke, hüzün ve bir o kadar da sitem dolu. Bazen soruyorum kendi kendime; Bizim hayatımız acaba bir filmin kötü başlangıcı mı, ya da bir senaryomu?

Aklımda dönen sorular… Cevap aramak için araştırıyorum, sayfalar, kanallar ve siteleri çevirip duruyorum ancak hiçbir cevap bulamıyorum.

Neden mi? Hemen söyleyeyim; yalan haberlerle dolu dünyamızıda gerçekleri öğrenmek oldukça zor. Yaşadığımız felaketlerle yazılıp çizilenlerin arasında dağlar kadar fark var. Bu yazımda ise sizlere bunu anlatacağım.

 


 

Şehrin her köşesinde evlatlarının kanı dökülen Telafer’i medyadan değil, bir Telafer gencinin arşivinden okuyun.
Akıl almaz olayalara ve felaketlere göz yuman medya, Telafer halkını hep bilinçsiz, terör kaynağı olarak ekranlara sürdü. En kötüsü de Telafer’i mezhebi olarak birbirinden kopuk şekilde gösterdi. Oysa ki Telafer aşiretlerinin birbirine zincir gibi bağlı olduğunu gayet iyi biliyoruz.

 

Hüseyin ve Ailesi

18 Ocak 2005, sokaklar sesiz, gök gürültüsü ve yağmur nedense farklı ve daha sertti. Sanki olacak kadere isyan ediyordu. Günün erken saatlerinde bir ailenin en küçük çocuğu Muhammed hastalanır ve ailesi tarafından hastaneye kaldırılır. Yatsı ezanından 15 dakika önce taburcu olur ve Muhammed iyileşir. Aile hastaneden döndüğü sırada işgalci ABD askerleri otomatik silahla arabalarına kurşun açar, baba Hüseyin ve anne Melike delik deşik olur. Arka koltukta oturan çocukların feryadı ve çığlık sesleri yeri göğü oynatır. Göğün gürlemesi ile anne ve baba beyaz güvercinler gibi göklere yükselir. Her yerler kan revan içinde. Çocuklar annelerini ve babalarını, gözlerinin önünde, kollarının ortasında kaybederler.  Ailenin ortanca oğlu Rakan ise bağırsakları dışarıda karınından ağır yaralanmış şekilde yerde sürüklenmekteydi. Kurşun sesleri, çocukların feryadı, Rakan’ın acılar içindeki çığlık sesleri. Yerlerde kan gölü olmuş. 14 yaşındaki adı gibi masum Ceylan ise tercümana bağırmakta “Bize Amerikan askerleri neden ateş açtı” diye ağlamaklı şekilde isyan etmekteydi. Amerikan askerleri ile birlikte savaş muhabiri olan Chris Hondros, kan revan içinde 12 yaşındaki Samar’ın fotoğrafını çeker. Amerikan ordusu utanç verici bu olayı yaptıkları yetmezmiş gibi Hondros’a paylaşmaması, gizli kalması ve olaya göz yumması için tehdit etmiş ve susturmak istemiştir. Tehditlere kulak asmayan Hondros, 18 Ocak 2005 tarihinde “Telafer’de bir gece“ başlığı altında bu fotoğrafı paylaşır. Amerikan ordusu, Hondros ile bir daha artık çalışmayacaklarını ve onu Irak’ta bir muhabir olarak korumuyacaklarını açıklar. Böyle sesizce 9 kişilik bir ailenin hayali küller gibi göklere savrulur. Kimse duymadan, kimse hatırlamadan…

Samar’ın fotoğrafı 2006’da savaş fotoğrafları dalında en saygın ödüllerden biri olan Robert Capa ödülünü kazandırır. Ne fayda ki o ödül babasını, annesini tekrar getirmeyecektir. Yaşadığı travmayı zihninden silmeyecektir.

Ailesi bir daha mutlu ve huzurlu bir arada olacak mı? Hayır!

Bu ve bunun gibi binlerce vahşi, insanlık dışı olaylara şahit olan Telafer hep susturuldu. Amerikan ordusu medyayı tehdit ederek yaptıkları yüzlerece vahşi olaylara güz yumdurdu. Ödüllere layık görülen bu olay UNICEF ‘in vicdanını sızlatmadı mı? Hayır!..

İnsan haklarını savunan herkesler, konu bizler olunca üç maymun rolüne bürünmüştür. ABD ordusu, yanlışlıkla masum bir aileyi öldürdü. Medyaya yansıtılan bilgi ise, sokağa çıkma yasağının olduğu saatlerde dışarıya çıkmış olmalarıydı. Suçsuz, günahsız bir aile barış güvercini ABD ordusu tarafından öldürüldü. Sonuçta da bütün suç yine ailenin, yine halkın oldu. Telafer ise yine sessiz kaldı. Günler geçti Telafer halkı bu ve bunun gibi yaşadıkları yüzlerce felaketleri yazıp çizmedikleri için hiç kimseye duyuramadılar.

* Son olarak üzülerek söylüyorum Rakan tedavi gördükten ve iyileştikten 3 yıl sonra, 16 Haziran 2008’de evlerinin yakınında patlayan bir bomba sonucu hayatını kaybetti.

O güne ait çekilen görselleri de aşağıya ekliyoruz…

 

Telafer'de Bir Gece Chris Hondros
Telafer'de Bir Gece Chris Hondros
Telafer'de Bir Gece Chris Hondros
Telafer'de Bir Gece Chris Hondros
Telafer'de Bir Gece Chris Hondros
Telafer'de Bir Gece Chris Hondros

 

 

Bir dahaki yazıda görüşmek üzere.

 

 

Behçet Efendioğlu

İlgili Haberler


Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 3 gün

Hiçbir zaman umudun tükenmemesini konu alan ”Umuttan Doğan Anılar” yazısını yazdı. Yazıyı Okumak İçi…

@kerkuknet – 6 gün

Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) Bağdat’taki ofisinin Haşdi Şabi destekçileri tarafından ateşe verildiği bildir…

@kerkuknet – 1 hafta

Irak ordusunun Kerkük’te 16 Ekim 2017 tarihinde kontrolü sağlamasının ve Peşmerge güçlerinin geri çekilmesinin 3. y…