• Türkçe
  • English
  • العربية
27 Kasım 2020

Şemsettin Küzeci ile Söyleşi – RÖPORTAJ

26 Ekim 20203870
Rüya Kasap - Şemsettin Küzeci

Türkmeneli edebiyatına, basınına ve tarihine ışık tutan bir isim ile söyleşimizi gerçekleştireceğiz bugün. Kendisine ulaştığımızda bizlere destek vermeyi amaçladığını belirten Dr. Şemsettin Küzeci, genç yeteneklerin destekçisi olduğunun da vurgusunu yapmıştır. Bıraktığı eserler sayesinde Türkmeneli’yi Türk dünyası ile tanıştırmakta önemli rol üstlenen sayın Şemsettin Küzeci ile gelin söyleşimize sizler de ortak olun.

 

 

Merhabalar sayın Dr. Şemsettin Küzeci, bizlere kendinizden kısaca bahseder misiniz?

– Kerkük’te doğdum, ilkokulu Hicri Dede, ortaokulu Müstakbel, liseyi Musalla ile Hikmeh’de bitirdim. 1989 yılında Musul Üniversitesinden mezun oldum. 1992 yılında Kerkük’te lise öğretmeni olarak göreve başladım. 1993 yılında Tuzhurmatu’da bir üniversite arkadaşımın düğününde birkaç hoyrat okuduğum için önce Tuzhurmatu emniyeti, sonra Tikrit-Salahattin Muhaberatında tutuklandım. Serbest bırakıldıktan bir süre sonra, dikta Irak rejiminin tacizi ve baskısı nedeniyle 21 Ağustos 1996 tarihinde ailemle birlikte Türkiye’ye sığındım. İstanbul’da olduğum süreçte Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğinde, Necdet Namık, Nefi Demirci, Suphi Saatçi, İzzettin Kerkük, Savaş Avcı, Sabah Ketene ve Yalçın Avcı gibi değerli isimlerle birlikte Türkmen basını, kültür ve sanat alanında önemli çalışmalar yaptık (1996-1999). Aynı yıllarda İsmail Cengiz ve Savaş Avcı ile Avrasya Türk Dernekleri Federasyonunda önemli faaliyetlerde bulundum. 3 Ağustos 1999 tarihinde Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilciliğinde, eğitim, kültür, basın-yayın ve enformasyon alanında çalışmak üzere Ankara’da ilgili makamlarca görevlendirildim. Kasım 2002 yılına kadar Basın-Yayın ve Enformasyon müdürü olarak çalıştım. 2005-2009 yılları arasında Türkmeneli Televizyonunda muhabir, yapımcı, sunucu ve son olarak Ankara Haber müdürü olarak çalıştım. 1 Haziran 2009 ile 2 Şubat 2019 tarihinde Türkmeneli Vakfı- Kültür Merkezinde Kültür müdürü olarak görev yaptım. 4 Şubat 2019-16 Temmuz 2020 tarihleri arasında ORSAM (Ortadoğu Araştırmaları Merkezinde Basın ve Türkmen çalışmaları uzmanı olarak çalıştım. 16 Temmuz 2020 tarihinden itibaren de Türkmeneli Vakfı Başkanlığında Basın danışmanı olarak görev yapmaktayım. Halen görevimi sürdürmekteyim.

 

Gazetecilik mesleğine nasıl başladınız?

– Gençliğimden beri Yurt Gazetesi, Kardaşlık Dergisi ve Bağdat Türkmence Radyosunda edebi mektuplar programında şiir ve hoyratlarımı yayınlamaktaydım. Bu çalışma beni, 1984’te Musul Üniversitesi’nde okumaya başladıktan sonra gazeteci ve televizyonculuğa yönlendirdi. 1986 yılında Bağdat’ta yayınlanan Kardaşlık dergisinin gönüllü olarak Musul muhabiri oldum. Aynı zamanda Türkmen Kardaşlık Ocağı Musul Şubesinde Yönetim Kurulu üyeliğine de seçildikten sonra Fevzi Ekrem Terzioğlu ile Musul üniversitesi öğrenci konserlerinde ve Ocağın faaliyetlerinde sunuculuk yaptım. Böylece bende hem gazetecilik hem de sunuculuk merakı uyandı.

1985-1996 yılları arasında Kerkük’te İş İnsanı ve şair yazar rahmetli Sami Yusuf Tütüncü’nün şimdiki ITC Başkanı ve Milletvekili Erşat Salihi ile onlarca Türkmen gencinin düğünlerinde sunuculuk yaparak adeta bir Türkmen örgütü gibi Türkmen kültür ve sanatını yaymaya çalıştık. Burada sunuculuk yeteneğimi geliştirdim. Bu uğurda 3 Şubat 1992 tarihinde Kerkük’ten yayın yapan Irak Televizyonu Türkmence bölümünde ilk kez haftalık “Gençlik ve Spor” programını hazırlayıp sundum. Onun yanında 1994’te Bağdat Radyosu Türkmence bölümünde de rahmetli Müdür Salah Muhyettin, Fazıl Mahmut, Adnan Sarıkahya döneminde radyoda “Spor Dergisi” programını hazırlayıp sundum. Buna ilaveten Yurt Gazetesinde haftalık spor, edebiyat, kültür ve bazen de eleştiri yazılarımı 1996 yılına dek yazdım.

Türkiye’ye geldikten sonra 1998 yılında kısa bir süre İstanbul’da “Önder” gazetesinde spor sayfası sorumlusu olarak çalıştım. Aynı zamanda Dr. Nefi Demirci tarafından çıkarılan Irak Türkleri Derneğinin yayın organı “Kerkük” dergisinde yazılar yazdım ve 7 sayısının yayınlanmasında emeğim geçmiş oldu.

ITC Türkiye Temsilciliğinde görev yaptığım yıllarda Erbil’de yayımlanan “Türkmeneli” gazetesi ve TERT TV ve radyosunun resmi olarak, Türkiye muhabirliğini yaptım. İlk defa olarak Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından 5 Kasım 2001 tarihinde “Sarı Basın” kartı aldım.

2004-2005 yılında Türkiye Belediyeler Derneğine ait (BTH) dergisinin genel yayın yönetmeni olarak çalıştım. Aynı zamanda İstanbul’dan Ankara’ya devredilen Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Ankara Şubesinin yayın organı olarak “Kerkük” Dergisi Yazı İşleri müdürü olarak 6 sayısını çıkardıktan sonra Türkmeneli Televizyonu Ankara Bürosunda görevlendirildim. Öte yandan Kerkük’te 2003’ten sonra yayına başlayan “Kerkük” Gazetesinin Türkiye temsilciliği görevini yaptım ve 2008 yılından beri gazeteyi İnternet üzerinden yürütmekteyim.

2004 yılında Romanya’da Dünya Türk Gençleri Birliğince düzenlenen 11. Türk Dünyası Gençlik Günleri ve Kurultayı kapsamında Türk Dünyası Genç İletişimciler Birliğini kurdum.

2013 yılında Merkezi İstanbul’da bulunan Türkmen Basın Konseyi’nin başkanlığına seçildim. 2014’te bir grup gazeteci arkadaşlarla Kerkük’te Irak Türkmen Gazeteciler Cemiyetini kurduk. Hâlâ da başkanlığını yürütmekteyim.

Yine 2014 yılında Ankara’da Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonunu kurduk. Kurucu Genel Sekreter olarak görev aldım. Aynı yılda Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile ortaklaşa 1. Türk Dünyası Gazeteciler Şurasını Eskişehir’de 2.sini Tataristan’ın Başkenti Kazan’da 2015 yılında düzenlemesinde büyük emeğim geçti. 2015 yılında Merkezi Ankara olmak üzere Dünya İletişimciler Derneğini kurdum ve hale de başkanlığını yapmaktayım. Bu şekilde gazetecilik mesleğimize devam etmekte gayret göstermekteyiz.

 

Günümüz medyasını, insanların hayattan beklentilerini bir gazeteci olarak nasıl buluyorsunuz?

– Günümüz medyasında insanların beklentileri çok farklıdır. Bugün yazılı gazete veya derginin yerini dijital medya “Sosyal Medya” olarak almıştır.  Dünyada insanları artık birer haberci, olarak ellerinde gelişmiş cep telefonlarıyla yazılı, görsel, işitsel ve dijital paylaşımlar yapmakta ve izlemektedirler. Büyük gazeteler, TV’ler hatta usta gazeteciler ve televizyoncular Sosyal medya üzerinde yayın yapmaya başlamış ve başarılı olmuşlardır. İnsanların beklentisi bu yönde gelişiyor. Artık klasik TV ve yazılı basın haberleri eskide kaldı… Tarih oldu diyebiliriz. Her şey dijital medya ve bunun adı da Üniversitelerin İletişim Fakültelerinde “Yeni Medya” olarak bilinmektedir.

 

İyi bir gazeteci nasıl olmalı?

– İyi bir gazeteci; mesleki ahlak kurallarına tâbi olmalıdır. Objektif, tarafsız, yorumsuz haber yazmak, gazeteciliğin temel kurallarına uyarak, Toplum ile Hükümet arasında köprü rolünü oynamaktır. Her dalda bilgi sahibi olmak, konuları araştırarak haber yapmak, Görüş ve karşı görüşe yer vererek, olaylara ışık tutmak, kullandığı dil ise, herkesin anlayacağı bir dille haber yazmak ve gerçekleri kutsal bir şekilde yazılarına yansıtmalıdır. İyi bir gazeteci gazetecilik mesleğini, dedikodu, provokatör ve casusluk konularından uzak yaşadığı ülkenin ve halkının yararına milli şuurla mesleğini icar etmek, örnek bir gazeteci niteliğini taşır.

 

Şimdiye kadar kaç basılı eserleriniz bulunmaktadır?

– Bugüne kadar 55 adet Küçük ve iyi kitabım Arapça ve Türkçe olarak yayınlanmıştır. Özellikle de Irak Türkmen edebiyatı, basını ve Türkmenlerin uğradıkları insan Hakları ihlallerini içeren önemli kitaplar olduğuna inanarak yayınlamış bulunmaktayım. Ayrıca Türk dünyası Edebiyatı ile ilgili de bazı eserler yayınlamışım. Eserlerimden bazıları; Kerkük Şairleri, Türkçe-İngilizce ve Azerbaycan Türkçesinde, Irak basın tarihi; Türkçe, Arapça ve Azerbaycan Türkçesinde, Kerkük Soykırımları; Türkçe ve Azerbaycan Türkçesinde, Türkmeneli edebiyatı, Telafer Şairleri, Türk Dünyası Kadın Şairleri(Nevruz Çiçekleri), Türkmen Kadın Şairleri(Solmayan Papatyalar),Ortadoğu’da Türk Katliamları, Kerkük sevdalısı Gazanfer Paşayev ve Ata Terzibaşı’nın Edebi Makaleleri(Mustafa Ziya ile ortaklaşa), Mehmet izzet Hattat, Abdülvahit Küzeci…

 

Kerkük soykırımları kitabınızdan biraz bahseder misiniz ve neye dayanarak bu yazdınız?

– Bu kitap 2004 yılında Ankara TEKNOED yayınevinden çıkmıştır. Kitabın içeriği Irak Türkmenlerinin 1918 yılından sonra yani Osmanlıdan ayrıldıktan sonra 2004 yılına kadar uğradıkları, yok etme, sindirme, katliam ve soykırım politikasına maruz kaldıkları olayları ele almışımdır. Kitabın üzerinde yaklaşık 8 yıl çalışarak ancak bilgi ve belgeleri toplayabildim. Daha sonra olayları 1920 Telafer Kaçakaç katliamı ile başlayarak 2003 sonra Kerkük’e gittiğimde 42 günlük birebir yaşadığım olayları da kaleme aldım. Irak Türklerinin yaşadıkları katliamları içeren bir kitap olarak, en çok ilgi gören kitaplarımın başında gelmektedir. Bir toplumun tarihi ve mücadelesini anlatan bir niteliktedir. Gençlerin okumasını özellikle de tavsiye derim.

 

Gazeteciliğin ilkeleri nelerdir?

– Gazeteciliğin 30 civarında meslek ilkeleri bulunmaktadır. Bu ilkeleri bir gazetecinin kulağında bir küpe olarak durması gerekir. Çünkü bu ilkeler mesleğin altın niteliğindeki kurallardır. Onlardan: Sansürsüz gerçekleri yansıtmak, insan hakları saygı göstermek, özel hayatın üzerinde durmamalı, açık ve net olarak demokratik bir ortamda mesleğini icra ederek basın ve yayın kurallarında masumiyet karnesine saygılı olmalıdır. Şiddet ve kanlı sahneler içeren görüntülerin yayınlanması, cinsel, kadın ve çocuk istismarı haberlerinde teşhir konusuna dikkat etmelidir. Tekzip ve cevap hakkını tanımalı, bir gazeteci haber kaynağını “istisnalar hariç” kesinlikle ifşa etmemelidir. İyi bir gazeteci haber karşılığında maddi ve manevi çıkar elde etmemelidir. Gazeteci kimliğini taşıyan her kes gazeteciliğin evrensel ilkelerine uymaya özen göstermelidir. “Yorum Serbest ve Gerçekler Kutsaldır” sloganını kendine ilke edinmelidir…

 

Osmanlı döneminden günümüze kadar gazetecilikte neler değişti?

– Irak’ta basının temelini atan Osmanlı’nın Bağdat Valisi Mithat Paşa 1869 yılında Bağdat’ta atanmış 2 ay sonra Fransa’da bir matbaa satın alarak, Bağdat’ta ilk olarak “Zevra” gazetesini 15 Haziran 1869 tarihinde çıkarmıştır. Bu olay bugüne kadar Irak’ta Basın bayramı olarak kutlanmaktadır.

Osmanlıdan günümüze çok şeyler değişti. Osmanlının son yıllarında İkinci Meşrutiyet’in ilanı ile 24 Temmuz 1908 tarihinde basın üzerindeki sansür kaldırılmıştır. Bu önemli gelişmede Türk basını biraz rahat nefes almıştır.

Osmanlı Irak’ta 1918 yılında çekilmiş, Irak İngilizlere geçmiştir. Irak’ta basın tekrar sansüre tabi tutulmuştur. 1921 yılında Irak’ta Kraliyet hükümeti kurulduktan sonra yavaş yavaş basın özgürleşmeye başlamış, ama İngilizler yine gizli sansür uygulamışlardır. Cumhuriyet döneminde ise Irak’ta şeklide olsa da ifade ve basın özgürlüğü Anayasa koruması alınmış, ancak 1968 yılında Irak’ta iktidara gelen Arap Baas Partisi ve 1978 yılında Saddam Hüseyin döneminin başlaması Irak’ta basın Baas partisinin tek elinde idare edildi. 35 yıl sürede tek TV kanalı 5-6 gazete ve dergi devletin eliyle ve Baas partisinin temel politikası doğrultusunda yayın politikası uygulanmıştır. Adeta basın özgürlüğü yok olmuş, her şey sansüre tabi tutulmuştur. Saddam’ın son döneminde Irak’ta Uydu cihazı kullanan kişiler ağır ceza verilip ve casusluk suçlamaları ile yargılıyorlardı.

2003 sonrası ABD işgali sonrası Sansür kalktı. Basın özgürlüğü arkasına kadar açıldı. Ancak gizli sansür uygulandı. Irak’ta basın Siyasi partilerin ve milis güçlerin tek eline geçti. “Ne yazarsan yaz ama beğenilmezse sonrasında ölüm var” mantığı ortaya çıktı. İki dünya savaşında 65 gazeteci ölürken Irak’ta 3004-2007 yılları arasında Irak yerli ve yabancı 320 gazeteci öldürülmüştür. İşte fark budur.

Türkmen basını ise, Irak basını 2003 öncesi Baas partisinin güdümünde idi. Yurt gazetesi, Kardaşlık ve Birlik Sesi dergilerinin yanında Bağdat Türkmence Radyosu ve Kerkük Televizyonu Türkmence bölümü dışında ne özel sektör ne de başka bir yayın organı var idi. Bazı istisnalar olsa da yine de devletin kontrolünde olmuştur. Bugüne baktığımızda Irak’ta doğru dürüst bir günlük gazetemiz yoktur. Bağdat’ta Kardaşlık dergisinin dışında Türkmenleri tanıtan, fikir, düşünce konularını içeren yayınımız yok gibidir…Irak’ta diğer Türkmen yayınlarımız alanı olmayan konularla yayın yapmaktadırlar…!

En büyük değişim Türkmen gençlerinin Basın yayın ve medyaya yönlendirilmeleridir. Ancak Bayan medyacıların çok az olduğu bir gerçektir. Azerbaycan ve Türkiye’ye baktığımızda Medya sektöründe çalışanlar ve uğraşanların %70 bayandır. Umarım Türkmenler de bu konuya ilgili gösterirler.

 

Bir ara Kerkük’te tanınmış bir spor kulübünde oynamaktaydınız. Sporcu olmak size neler kattı ve sporun bir insanın hayatında önemi sizce nedir?

– Aslında ben hayatımı spora adamış birisiyim. 1975-1995 yılları arasında Spor ile uğraştım. Oyuncu, Teknik direktörü, Spor Öğretmeni, Hakem, Spor program tv radyo sunucusu, spor yazarı olarak tüm alanlarda çalıştım. Spor benim için önemli bir dünyadır. Hayatın her dalında insana artı katan bir meslektir. Bugün Kerkük eğitim kurumlarına baktığımızda birçok okul müdürü aslan Spor öğretmenleridir.  Demek istiyorum ki, Spor genel olarak insana ve özel olarak bana şunları kattı, Her işte ciddi olmak, disiplin, sağlıklı ve düzenli beslenmeyi, sevgi, sevinç, mutluluk gibi duyguları hissetmeyi öğretti. Spor beni daha 17 yaşındayken Profesyonel bir oyuncu yaptı. Kerkük Petrol şirketinde Futbol takımında Maaşlı futbolcu olarak oynadım. Ayrıca spor bana şöhreti tattırdı. Benliğimi karakterimi ve tanınmışlığıma vesile oldu. Hele hele Irak’ın Birinci Futbol liginde en küçük futbolcu unvanına alarak bana büyük ivme kazandırmıştı.

Spor insanın hayatında sağlığı, uzun yaşamayı ve yukarıda bana kattığı öğeleri sağladığı için her insan için önemlidir ve elzemdir.  Sağlam kafa sağlam vücuttadır.

 

Sizin için hayatta önemli olan nedir?

– Benim için hayatta önemli olan çok şeyler var. Önce hayat ta kendisi önemlidir. İnsan oğlu bir kez dünyaya gelir ve üzerine düşen bir misyonu var. İki kötü ardından değerlendirilir. Ancak bazı konular var insanın hayatı boyu kimliğini, benliğini ve varlığını koruyan konulardır. Benim için de Vatan, Bayrak, Sevgi ve Saygıdır. Hayat felsefem “önce saygı sonra sevgi” dir.

 

Son olarak, Kerkük Net’e mesajınız nedir?

– Son günlerde Kerkük Net’e baktığımızda görüyoruz ki, gençlerle birlikte yol çıkan bu güzide ekip; uzun mesafeleri az zamanda kat etmiştir. Temennimiz; Türkmen Gençlerimize kuruluşlarımızda daha fazla istihdam yaratmak, uzman yetiştirmek, yabancı dillerde yayın yapmak ve renklere bakılmaksızın milli şuurla gençleri davaya, topluma kazandırmak fikrini ve düşüncesinde, Kerkük Net gibi bir platform öncü olmayı başarmıştır.

 

 

Rüya Kasap – Şemsettin Küzeci

Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 4 gün

Kerkük Net Röportajlar bölümünün bu haftaki konuğu Türkmen sanatçı Ahmet Tuzlu. Yazıyı Okumak İçin ⬇️

@kerkuknet – 1 hafta

Son Dakika | Bağdat’ta Yeşil Bölge’ye düşen roketlerden birisi Irak Türkmen Cephesi Bağdat Bürosu’nun yanına isabet…

@kerkuknet – 2 hafta

Kerkük’te faaliyet gösteren Türkmen gençlik kuruluşları, Azerbaycan’ın kazandığı zaferlerden sonra Kerkük’ün önemli…