• Türkçe
  • English
  • العربية
27 Kasım 2020

Dr. Şahin Durmuş ile Söyleşi – RÖPORTAJ

2 Kasım 20201364
Rüya Kasap - Dr. Şahin Durmuş

Suriye’nin Halep kentinde dünyaya gelmiş, Batı Türkmeneli dediğimiz coğrafyada büyüyüp Türkiye’de hizmet gösteren Türkmen Dr. Şahin Durmuş ile bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Genç yaşında gelmiş olduğu noktadan konuşup, diş sağlığının ne denli önemli olduğuna değineceğiz.

 

Merhabalar değerli doktorumuz. Öncelikle bizlere kendinizden bahseder misiniz?

– Ben diş hekimi Şahin Durmuş, Temmuz 1990’da tüccar bir baba ve ev hanımı bir annenin ilk çocuğu olarak Suriye’nin Halep ilinin İral köyünde dünyaya geldim. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi köyde tamamladıktan sonra 2010 yılında üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldim ve 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği bölümüne başladım. 2016 yılında mezun olduktan sonra ise Prof. Dr. Hişam Demirköprülü ile meslek hayatıma başladım ve o günden beri de mesleki birlikteliğimi kendisiyle birlikte sürdürmekteyim.

 

Bizlere ve okuyuculara diş hekimliğini kısaca tanıtır mısınız?

– Diş hekimliği fakültesini bitiren herkes “diş hekimi” ünvanını alır. Sonrasında ise tercihe binaen devlet veya özel kuruluşlarda çalışmaya başlayabilecekleri gibi diş hekimliği alanında uzmanlaşabilirler. Bu çerçevede; Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi, Endodonti, Ortodonti,  Pedodonti, Periodontoloji, Protetik Diş Tedavisi, Restoratif Diş Tedavisi diş hekimliğinin alt alanları olarak karşımıza çıkıyor.

Diş hekimlerinin yetki sınırı yasalar tarafından belirlenmiştir. Bu bağlamda uzman olmanın getirdiği ek bir yetki yasada tanımlanmamış ve sadece uzman diş hekiminin uzman olduğuna dair ilanda bulunabilme hakkı olduğunu ifade etmiştir. Diş hekimleri yetkileri dahilinde her türlü mesleki faaliyeti icra edebilmekte. Elbette bu yetkiyi kullanan diş hekiminin yaptığı tüm işlerin sonucunun sorumluluğunu alması gerekir. Buna göre, diş hekimi yetki alanındaki bir hastalığın tedavisine ilişkin kararlarında, yeterlik ve yetenekleri ile teçhizat ve mühimmatını göz önünde bulundurarak hastanın sağlığını riske atmayacak şekilde gerekli değerlendirme ve müdahalelerde bulunabilmektedir.

Tüm bu anlattıklarımı göz önünde bulundurduğumuzda: uzmanlığın, kazandırdığı unvan haricinde büyük bir kayba neden olmadığı dolayısıyla diş hekimliği mesleğinin olmazsa olmazlarından biri olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.

 

 

Peki doktor bey, eskiden diş hekimliği ile şimdiki diş hekimliğinin farkları nelerdir?

– Diş hekimliğinde, tıp veya diğer alanlarda olduğu gibi tarih öncesi dönemlerde, ne zaman ve nasıl doğduğuna dair bilgiler maalesef karşımıza çıkmıyor. Sadece son birkaç yüz yıl içinde diş hekimliği tarihi hakkında gerçek ve geçerli bilgilere sahip olabildik. 18. Yüzyılda tıptan ayrı bir sağlık alanı olarak değerlendirilmeye başlanan diş hekimliği 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren uygar ve çağdaş anlamda öğretilmeye başlandı. 20. Yüzyılda ise teknolojik atılımların gerçekleşmesiyle birlikte, her alanda olduğu gibi diş hekimliğinde de büyük gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler özellikle uygulamalar açısından pek çok farklı yeniliği beraberinde getirse de temel prensiplerin hala önceki dönemlerle aynı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Diş hekimliği artık her gün gelişmekte ve dişhekimleri teknoloji ile adeta bir yarış içerisinde diyebilirim. Buna bir örnek verecek olursak eğer Cad-Cam ( tarayıcı ve kazıyıcı) sistemleri diyebiliriz.

Eskiden diş yapılırken ağızdan ölçü alımı oyun hamuruna benzer bir maddeyle alınırdı ama artık Cad-Cam ile bu tarihe karıştı, diş kesimi yapıldıktan sonra ağız içi tarayıcılarla(Cad) ağızdaki diş dijital olarak taranıyor ve özel programlarda tasarlanarak kazıyıcı(Cam) ile bir iki saat içerisinde diş hastaya takılmış oluyor. Eskiden bu işlem bir hafta kadar sürüyordu.

Bir diğer örnek ise klinikte lazer kullanımı, hem dolgu hem diş eti hem eski kaplamaları sökmede artık lazer destekli sistemlerden yararlanıyoruz bu da bizi içinde bulunduğumuz rekabette bir adım önde kılıyor diyebilirim.

 

Sizleri müracaat eden hastalarınızdan duyduğumuz kadarıyla bir kuralınız var. Bu kuralınızı 222 diye adlandırıyorsunuz. Nedir bu kural?

– Basitçe söyleyecek olursak günde 2 defa diş fırçalamak, 2 dakika boyunca fırçalamak ve senede 2 defa diş hekimi kontrolüne gitmek.

 

Diş estetiği hakkında bilgi verebilir misiniz?

– Diş estetiği temelde, gülüşlerin mükemmel olmasına hizmet eder. Gülüş ise tıpkı parmak izi gibi bireye özgüdür. Bu sebeple ben “Diş Estetiği” kavramından ziyade “Gülüş Estetiği” demeyi tercih ediyorum. ‘Gülüş Estetiği’ ile amaçladığımız şey ise insanların fazlasıyla karakteristik olan gülüşlerini yenisiyle değiştirmek değil, eşsiz olan gülüşlerine ufak dokunuşlar yaparak gülüşü daha da görünür kılmaktır. “Gülüş Estetiği” insanların gülüşlerini tek tipleştirmeden, kişiye özgü belirlenen metotlarla, kişinin doğallığına ve yüz simetrisine zarar vermeden uygulanan bir tekniktir. Son dönemde bir hayli popüler hale gelen “Hollywood Smile” ile karıştırılmamalıdır, “Gülüş Estetiği” ticari kaygılardan uzak, fabrikasyona neden olmayan, son derece hassas ve beceri isteyen bir tekniktir.

“Gülüş estetiği” sadece estetik kaygılarla yola çıkıp güzel gülüşler kazandırmakla kalmayıp, diş sağlığına da hizmet etmektedir. Örneğin, söz konusu teknik (Gülüş Estetiği) dişlerin arasındaki boşlukları tedavi etmek veya diş yüzeyindeki pigmentleri tamamen maskelemek gibi pek çok farklı tedavi edici unsuru bir arada bulunduruyor. Ayrıca bu tekniğin dişlerdeki asimetriyi, çatlamayı, boşluğu ve lekelenme kusurlarını giderme gibi pek çok yararı mevcuttur.

 

Diş çürümesi dediğimiz olay nasıl gerçekleşmektedir?

– Her bireyin diş yüzeyinde, diş aralarında ve diş–dişeti birleşiminde mikrobiyal dental plak adı verilen yumuşak bakteri tabakası birikimi vardır. Bu plak, ağız ve diş bakımı ile yeterli şekilde uzaklaştırılamadığında zararlı bakteri türlerinin yaşaması için elverişli bir ortam oluşur ve bu zararlı bakteriler giderek çoğalır. Mikrobiyal dental plak zaman içinde sertleşir ve diş taşına dönüşür, pürüzlü yapıya sahip olan diş taşı üzerinde ise daha çok plak birikir ve nihayetinde diş ve dişeti sorunları ortaya çıkar. İşte tüm bu sorunların önüne geçebilmek adına dünyaca kabul görmüş ve etkililiği araştırmalarla kanıtlanmış bir önlem vardır o da günde 3 kere diş fırçalamak…

 

Ağız ve diş eti sağlığımızın önemi nedir ve diş etimizi nasıl koruruz?

– Ağız ve diş sağlığı beden sağlığına da ışık tutar, ağız boşluğundaki moleküllerin diğer organlarla ilişkili olduğu,  bu sebeple ağız ve diş bakımının vücuttaki tüm organlara etki ettiği artık bütün diş hekimlerince kabul görmektedir. Ağız sağlığına dikkat ettiğimizde diş ve diş etimizi dolayısıyla vücut sağlığımızı korumuş oluruz. Ağız bakımına ve temizliğine dikkat edilmediği takdirde ise başta diş ve dişeti olmak üzere vücudun genelini etkileyen kötü sonuçlar karşımıza çıkmaktadır.

Ağız ve diş sağlığımızı korumamız huşunda ise halk nezdinde “ne kadar çok ve ne kadar sert fırçalarsan o kadar temiz ve sağlıklı dişlerin olur” gibi bir yanılgının olduğunu görüyoruz. Sık ve sert fırçalama durumunda yemek yediğimizde ağızda oluşan asidik ortamda daha fazla yumuşayan diş minemize aşırı zarar vermiş oluruz. Aynı şekilde, dişlerimizi sert bir fırçayla hızlı hareketlerle ve güç kullanarak fırçaladığımızda yine diş minemiz zarar görecektir. Doğru yöntem ise, diş fırçası seçimimize aşırı önem göstermeli ve dişlerimizi fırçalarken yumuşak dairesel hareketlerle fırçalamalıyız. Ayrıca tam ağız hijyeni sağlamak için steril ağız gargarası ve diş ipi kullanmalıyız. Bu diş aralarını ve diş eti çizgisinin altını temizleyerek diş eti sağlığının korunmasına yardımcı olur. Ayrıca ileride yaşanacak olası sorunların önüne geçmek için her 6 ayda bir dişlerimizi bir diş hekimine kontrol ettirmeliyiz.

 

Malumunuzdur ki çok zor bir dönemden geçiyoruz. COVİD 19’un dişlerimize ne gibi bir zararı vardır?

– Covid- 19 virüsünün direk olarak dişler üzerinde herhangi bir etki yaratıp yaratmadığı konusunda herhangi bulgu yok. Fakat dolaylı olarak pandemi sürecinin bireylerde yarattığı stres ve endişe durumu özellikle gece uyurken diş sıkması sorununa neden olmaktadır. Bu da çene, boyun, baş, kulak…vb ağrılarına neden olmaktadır. Bu durumun önüne geçmek için kişiler diş hekimleri tarafından kişiye özel olarak hazırlanan ağız içi plakları, çene kasına botoks uygulamaları ve dişlerin çiğneyici yüzeylerinin düzenlenmesi gibi tedavi teknikleri önerilebilir.

 

Bu mesleğe gönül vermenizdeki en büyük etken neydi?

– Ben kalbimin attığı, aklımın yattığı şeyi yapmak istedim hep; adına da iş dedik. İlkokuldan itibaren diş hekimi olmak istediğimi biliyordum ve hep bu yönde bir motivasyona adımlarımı attım. ilk üniversite sınavında mimarlık bölümünü kazanmıştım ancak hayalim bu değildi. Hayallerimin peşinden koştum ve Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği için 1 yıl daha sınava hazırlanmaya karar verdim ve nihayetinde 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği bölümünü kazandım; olmuştu, hep hayalini kurduğum yerdeydim, sonrası zaten kendiliğinden geldi ve bugün bu noktadayım. ‘’Hayata Diş Geçirme Maratonu.’’ diye adlandırıyorum bu yolculuğu.

 

Beraber çalışmakta olduğunuz Kerküklü Türkmen Doktor Hişam Demirköprülü ile birlikte olmayı nasıl tanımlarsınız?

– Bana bu mesleği öğreten, meslekten haz aldıran ve bunu iş olarak görmekten ziyade bir hayat biçimi olarak özümsememi sağlayan, hocadan önce ağabeyim dediğim kişidir kendisi. Bu mesleği sadece meslek olarak değil, insanların hayatına en güzel şekilde dokunduğumuz bilimle harmanlanmış eşsiz bir sanat dalı olduğu bilincini yerleştirdi bana; kendisine karşı şükran ve minnetim sonsuzdur…

 

Bu mesleği okumak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir ve dikkat etmeleri gereken nokta nedir?

– Öncelikle şunu belirtmek isterim, bizim meslekte bir biyolog gibi düşünebilmeli, bir marangoz gibi çalışabilmeniz lazım. Yani doktorluk bilginizin yanı sıra el becerinizin de yüksek olması lazım ancak o zaman parmakla gösterilen bir hekim olabilirsiniz. Bu mesleği seçmek isteyenlere ise söyleyeceğim şey el becerilerinin ne denli iyi olduğunu düşünmeleri gerekir, elbetteki beş yıllık diş hekimliği eğitimini alan her birey diş hekimi olur fakat sadece biyolog gibi düşünebilen doktor yetişmiş olur ama iyi bir hekim olmanın olmazsa olmazı marangoz gibi de çalışabilmektir.

 

Hayatınızda sizin için önemli olan nedir?

– Her ne kadar diş estetiği gülüş tasarımı gibi konulardan söz etmiş olsak da; ben nihayetinde bir sağlık çalışanıyım. O yüzden benim için her zaman en önemli şey sağlıktır, sağlıklı bir yaşama sahipsek zaten gerisi gelecektir. Onun dışında hayallerimize inanarak sıkı sıkıya bağlı olmanın bizi sonunda mutlaka o hayalin gerçekleştiği sonucuna ulaştıracağına hiç şüphem yok, biraz azim biraz istikrar biraz da mücadele ile gerçekleşmeyecek hayal yoktur.

 

Kerkük Net’e mesajınız nedir?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kerkük bizim kanayan yaramız. Gözümün, kulağımız ve kalbimizin yarısı hep o topraklarda. Yapılan tüm baskılara rağmen, asimilasyon ve Kerkük’ün türkmen kimliğini yok etmeye çalışan tüm politikalara karşı mücadelemiz devam edecektir. Burada en büyük sorumluluk biz türkmen gençlerine düşüyor. Bunu, okuyan kardeşlerimin daha başarılı olmak için çaba göstermeleri, çalışan ve işini ele almış kardeşlerimizin ise işini en iyi  şekilde yapması ve her zaman için bizi orada bekleyen soydaşlarımızı düşünerek adım atmaları gerekir ancak o zaman yokuşlar düzlüklere, karanlıklar aydınlıklara kavuşur. Tüm kerkük.net okurlarına selam ve sevgilerimle.

 

 

Dr. Şahin Durmuş – Rüya Kasap

Hakkımızda

Yayın hayatına 30 Nisan 2019 tarihinde başlayan Kerkük Net Haber Ajansı, Türkmeneli başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren başlıca konularda dünya kamuoyuna tarafsız haber akışı sağlamayı ilke edinmiştir. Irak Türkleri’nin millî davasına medya yolu ile hizmet gösteren bir kurumdur.


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin



Twitter

@kerkuknet – 4 gün

Kerkük Net Röportajlar bölümünün bu haftaki konuğu Türkmen sanatçı Ahmet Tuzlu. Yazıyı Okumak İçin ⬇️

@kerkuknet – 1 hafta

Son Dakika | Bağdat’ta Yeşil Bölge’ye düşen roketlerden birisi Irak Türkmen Cephesi Bağdat Bürosu’nun yanına isabet…

@kerkuknet – 2 hafta

Kerkük’te faaliyet gösteren Türkmen gençlik kuruluşları, Azerbaycan’ın kazandığı zaferlerden sonra Kerkük’ün önemli…